stir

//stɜːr//

Fiiller
B1

Çeviri

karıştırmak

Tanım

Stir, bir sıvıyı veya içinde katı parçalar bulunan bir karışımı, genellikle bir kaşık veya benzeri bir araçla dairesel hareketlerle hareket ettirerek içindekileri birleştirmek veya homojen hale getirmek anlamına gelir. Bu fiil, mutfakta yemek pişirirken, bir içecek hazırlarken veya kimyasal bir çözeltiyi hazırlarken yaygın olarak kullanılır. Örneğin, çayı şeker eriyene kadar karıştırmak veya bir sosun dibinin tutmaması için sürekli karıştırmak tipik kullanımlarıdır. İşlem, malzemelerin dağılmasını, çözünmesini veya ısının eşit yayılmasını sağlamak içindir.

Örnek

  • Stir the soup gently to prevent it from sticking to the bottom of the pot.

    Çorbanın tencerenin dibine yapışmaması için yavaşça karıştırın.

  • You need to stir the paint thoroughly before you start using it.

    Kullanmaya başlamadan önce boyayı iyice karıştırman gerekir.

  • She stirred her coffee slowly while thinking about the problem.

    Sorun hakkında düşünürken kahvesini yavaşça karıştırdı.

  • Remember to stir the sauce continuously over low heat.

    Sosu kısık ateşte sürekli karıştırmayı unutma.

  • The recipe says to stir the mixture until it becomes smooth.

    Tarif, karışım pürüzsüz hale gelene kadar karıştırmayı söylüyor.

  • He stirred the sugar into his tea until it completely dissolved.

    Şeker tamamen eriyene kadar çayına karıştırdı.

  • Could you stir the pancake batter? I think it's a bit lumpy.

    Krep hamurunu karıştırabilir misin? Biraz topaklı gibi.

  • Always stir the chemical solution with a glass rod for safety.

    Güvenlik için kimyasal çözeltiyi daima bir cam çubukla karıştırın.

  • I forgot to stir the oatmeal, and now it's burnt at the bottom.

    Yulaf lapasını karıştırmayı unuttum ve şimdi dibi yanmış.

  • After adding the milk, stir the hot chocolate well to combine everything.

    Sütü ekledikten sonra, sıcak çikolatayı her şeyi birleştirmek için iyice karıştır.

Eş anlamlılar

çalkalamak
karıştırmak (sıvı için)

Diğer anlamlar

  • B1
    karıştırmak (sıvı)(bu sayfa)
  • B2
    harekete geçirmek, uyandırmak (duygu)Bu anlama git
  • C1
    kıpırdamak, hareket etmekBu anlama git

İlgili kelimeler

remain

kalmak

Fiiller

Bir yerde veya durumda süreklilik göstermek, ayrılmamak, devam etmek. Ayrıca, bir şeyin varlığını veya durumunu korumak, değişmemek anlamlarında da kullanılır.

resist

direnmek

Fiiller

Bir güce, baskıya, etkiye veya cazibeye karşı durmak, karşı koymak, dayanmak. Fiziksel bir kuvvete karşı durmak veya bir dürtüyü, isteği kontrol etmek anlamlarında kullanılır.

admit

kabul etmek, itiraf etmek

Fiiller

Bir şeyin doğru olduğunu veya bir gerçeği söylemek; bir suçu veya hatayı üstlenmek. Ayrıca, birinin bir yere (okul, hastane, kulüp vb.) girmesine veya katılmasına izin vermek anlamına da gelir.

advertise

ilan vermek

Fiiller

Bir ürün, hizmet veya etkinliği tanıtmak, duyurmak veya satışını artırmak amacıyla halka duyurmak. Genellikle reklam yoluyla, bir mesajı geniş kitlelere ulaştırmak için kullanılır.

amaze

hayret ettirmek, şaşırtmak

Fiiller

Birini çok şaşırtmak, hayrete düşürmek veya büyük bir etki bırakmak anlamına gelen fiil. Genellikle olumlu, etkileyici veya beklenmedik bir durum karşısında duyulan şaşkınlığı ifade eder.

arrange

düzenlemek, ayarlamak

Fiiller

Bir şeyi belirli bir sıraya, düzene veya plana göre yerleştirmek, organize etmek veya hazırlamak. Ayrıca, bir etkinliği planlamak veya bir anlaşma sağlamak anlamlarında da kullanılır.

bother

rahatsız etmek

Fiiller

Birini tedirgin etmek, huzurunu kaçırmak veya bir şey için zahmete sokmak anlamına gelir. Ayrıca, bir şeyle uğraşmak veya ilgilenmek anlamında da kullanılabilir. 'Can't be bothered' ifadesi ise bir şe…

charge

şarj etmek, yüklemek, ücret, suçlama

Fiiller

'Charge' kelimesi bağlama göre birden fazla anlama gelir. 1) Bir cihazın pilini elektrik enerjisi ile doldurmak (şarj etmek). 2) Bir şeyi (örneğin bir görevi veya sorumluluğu) birine vermek, yüklemek.…

consider

düşünmek, göz önünde bulundurmak

Fiiller

Bir şeyi akıldan geçirmek, üzerinde düşünmek, değerlendirmek veya bir karar verirken hesaba katmak anlamına gelir. Bir fikri, olasılığı veya durumu ciddi bir şekilde ele almayı ifade eder.

depend

bağımlı olmak

Fiiller

Bir şeyin veya birinin varlığını, işleyişini veya gerçekleşmesini başka bir şeye veya kişiye dayandırmak; bir koşula, desteğe veya kaynağa ihtiyaç duymak.