rot

//rɒt//

Fiiller
B1

Çeviri

çürümek

Tanım

Rot, organik maddelerin (özellikle yiyecek, bitki veya ahşap) zamanla bakteri, mantar veya diğer mikroorganizmaların etkisiyle bozulması, kokuşması ve yapısının bozulması anlamına gelir. Bu süreç genellikle nemli, sıcak ve havasız ortamlarda hızlanır. Çürüme, maddelerin fiziksel görünümünü, kokusunu ve dokusunu değiştirerek onları kullanılamaz veya tüketilemez hale getirir. Günlük dilde, bir şeyin ihmal edilerek kötü duruma gelmesini ifade etmek için de mecazi olarak kullanılabilir.

Örnek

  • If you leave the bananas in the sun, they will rot quickly.

    Muzları güneşte bırakırsan, çabucak çürürler.

  • The fallen leaves began to rot on the damp forest floor.

    Düşen yapraklar nemli orman zemininde çürümeye başladı.

  • Wood will rot if it is constantly exposed to water.

    Ahşap sürekli suya maruz kalırsa çürür.

  • We forgot the potatoes in the cellar, and now they are starting to rot.

    Patatesleri bodrumda unuttuk ve şimdi çürümeye başlıyorlar.

  • The smell in the kitchen was terrible because some food had rotted in the bin.

    Mutlaktaki koku berbattı çünkü çöp kutusunda biraz yiyecek çürümüştü.

  • Fruit rots faster in hot and humid weather.

    Meyve sıcak ve nemli havalarda daha hızlı çürür.

  • The old fence posts had rotted away and needed to be replaced.

    Eski çit direkleri çürümüştü ve değiştirilmeleri gerekiyordu.

  • Without proper preservation, meat will rot within a few days.

    Uygun şekilde muhafaza edilmezse, et birkaç gün içinde çürür.

  • The damp conditions caused the books in the basement to rot.

    Nemli koşullar, bodrumdaki kitapların çürümesine neden oldu.

  • If you don't clean your teeth, they can decay and rot.

    Dişlerini temizlemezsen, çürüyüp bozulabilirler.

Eş anlamlılar

bozulmak
kokuşmak
çürümeye uğramak

Diğer anlamlar

  • B1
    çürümek, bozulmak (fiil)(bu sayfa)
  • B2
    çürüme, bozulma (isim)Bu anlama git
  • C1
    saçmalık, anlamsızlık (isim, gayriresmi)Bu anlama git

İlgili kelimeler

remain

kalmak

Fiiller

Bir yerde veya durumda süreklilik göstermek, ayrılmamak, devam etmek. Ayrıca, bir şeyin varlığını veya durumunu korumak, değişmemek anlamlarında da kullanılır.

resist

direnmek

Fiiller

Bir güce, baskıya, etkiye veya cazibeye karşı durmak, karşı koymak, dayanmak. Fiziksel bir kuvvete karşı durmak veya bir dürtüyü, isteği kontrol etmek anlamlarında kullanılır.

admit

kabul etmek, itiraf etmek

Fiiller

Bir şeyin doğru olduğunu veya bir gerçeği söylemek; bir suçu veya hatayı üstlenmek. Ayrıca, birinin bir yere (okul, hastane, kulüp vb.) girmesine veya katılmasına izin vermek anlamına da gelir.

advertise

ilan vermek

Fiiller

Bir ürün, hizmet veya etkinliği tanıtmak, duyurmak veya satışını artırmak amacıyla halka duyurmak. Genellikle reklam yoluyla, bir mesajı geniş kitlelere ulaştırmak için kullanılır.

amaze

hayret ettirmek, şaşırtmak

Fiiller

Birini çok şaşırtmak, hayrete düşürmek veya büyük bir etki bırakmak anlamına gelen fiil. Genellikle olumlu, etkileyici veya beklenmedik bir durum karşısında duyulan şaşkınlığı ifade eder.

arrange

düzenlemek, ayarlamak

Fiiller

Bir şeyi belirli bir sıraya, düzene veya plana göre yerleştirmek, organize etmek veya hazırlamak. Ayrıca, bir etkinliği planlamak veya bir anlaşma sağlamak anlamlarında da kullanılır.

bother

rahatsız etmek

Fiiller

Birini tedirgin etmek, huzurunu kaçırmak veya bir şey için zahmete sokmak anlamına gelir. Ayrıca, bir şeyle uğraşmak veya ilgilenmek anlamında da kullanılabilir. 'Can't be bothered' ifadesi ise bir şe…

charge

şarj etmek, yüklemek, ücret, suçlama

Fiiller

'Charge' kelimesi bağlama göre birden fazla anlama gelir. 1) Bir cihazın pilini elektrik enerjisi ile doldurmak (şarj etmek). 2) Bir şeyi (örneğin bir görevi veya sorumluluğu) birine vermek, yüklemek.…

consider

düşünmek, göz önünde bulundurmak

Fiiller

Bir şeyi akıldan geçirmek, üzerinde düşünmek, değerlendirmek veya bir karar verirken hesaba katmak anlamına gelir. Bir fikri, olasılığı veya durumu ciddi bir şekilde ele almayı ifade eder.

depend

bağımlı olmak

Fiiller

Bir şeyin veya birinin varlığını, işleyişini veya gerçekleşmesini başka bir şeye veya kişiye dayandırmak; bir koşula, desteğe veya kaynağa ihtiyaç duymak.