retire

//rɪˈtaɪər//

Fiiller
B1

Çeviri

emekli olmak

Tanım

Retire fiili, bir işten veya aktif çalışma hayatından, genellikle yaş veya belirli bir hizmet süresi dolduğunda, düzenli bir gelir (emekli maaşı) alarak ayrılma eylemini ifade eder. Bu, planlı ve kalıcı bir durumdur. Resmi ve günlük bağlamlarda yaygın olarak kullanılır. Örneğin, bir kişi belirli bir yaşa geldiğinde veya yeterli çalışma yılı doldurduğunda işinden ayrılıp emekli olabilir.

Örnek

  • My father plans to retire next year when he turns 65.

    Babam gelecek yıl 65 yaşına geldiğinde emekli olmayı planlıyor.

  • After working for 40 years as a teacher, she finally decided to retire.

    40 yıl öğretmen olarak çalıştıktan sonra, nihayet emekli olmaya karar verdi.

  • He saved money for many years so he could retire comfortably.

    Rahat bir şekilde emekli olabilmek için yıllarca para biriktirdi.

  • Many people look forward to the day they can retire and travel.

    Birçok insan emekli olup seyahat edebilecekleri günü dört gözle bekler.

  • The company offered him a good pension plan when he chose to retire.

    Şirket, emekli olmayı seçtiğinde ona iyi bir emeklilik planı teklif etti.

  • She will retire from her position as manager at the end of this month.

    Bu ayın sonunda müdür olarak görevinden emekli olacak.

  • It's important to think about your finances before you decide to retire.

    Emekli olmaya karar vermeden önce mali durumunuzu düşünmek önemlidir.

  • They moved to a quiet village after they both retired.

    İkisi de emekli olduktan sonra sakin bir köye taşındılar.

  • The law allows you to retire at a certain age with full benefits.

    Kanun, belirli bir yaşta tam haklarla emekli olmanıza izin verir.

  • He felt a mix of excitement and nervousness on his last day before he retired.

    Emekli olmadan önceki son gününde hem heyecan hem de gerginlik hissetti.

Eş anlamlılar

işten ayrılmak
çalışma hayatını sonlandırmak

Diğer anlamlar

İlgili kelimeler

remain

kalmak

Fiiller

Bir yerde veya durumda süreklilik göstermek, ayrılmamak, devam etmek. Ayrıca, bir şeyin varlığını veya durumunu korumak, değişmemek anlamlarında da kullanılır.

resist

direnmek

Fiiller

Bir güce, baskıya, etkiye veya cazibeye karşı durmak, karşı koymak, dayanmak. Fiziksel bir kuvvete karşı durmak veya bir dürtüyü, isteği kontrol etmek anlamlarında kullanılır.

admit

kabul etmek, itiraf etmek

Fiiller

Bir şeyin doğru olduğunu veya bir gerçeği söylemek; bir suçu veya hatayı üstlenmek. Ayrıca, birinin bir yere (okul, hastane, kulüp vb.) girmesine veya katılmasına izin vermek anlamına da gelir.

advertise

ilan vermek

Fiiller

Bir ürün, hizmet veya etkinliği tanıtmak, duyurmak veya satışını artırmak amacıyla halka duyurmak. Genellikle reklam yoluyla, bir mesajı geniş kitlelere ulaştırmak için kullanılır.

amaze

hayret ettirmek, şaşırtmak

Fiiller

Birini çok şaşırtmak, hayrete düşürmek veya büyük bir etki bırakmak anlamına gelen fiil. Genellikle olumlu, etkileyici veya beklenmedik bir durum karşısında duyulan şaşkınlığı ifade eder.

arrange

düzenlemek, ayarlamak

Fiiller

Bir şeyi belirli bir sıraya, düzene veya plana göre yerleştirmek, organize etmek veya hazırlamak. Ayrıca, bir etkinliği planlamak veya bir anlaşma sağlamak anlamlarında da kullanılır.

bother

rahatsız etmek

Fiiller

Birini tedirgin etmek, huzurunu kaçırmak veya bir şey için zahmete sokmak anlamına gelir. Ayrıca, bir şeyle uğraşmak veya ilgilenmek anlamında da kullanılabilir. 'Can't be bothered' ifadesi ise bir şe…

charge

şarj etmek, yüklemek, ücret, suçlama

Fiiller

'Charge' kelimesi bağlama göre birden fazla anlama gelir. 1) Bir cihazın pilini elektrik enerjisi ile doldurmak (şarj etmek). 2) Bir şeyi (örneğin bir görevi veya sorumluluğu) birine vermek, yüklemek.…

consider

düşünmek, göz önünde bulundurmak

Fiiller

Bir şeyi akıldan geçirmek, üzerinde düşünmek, değerlendirmek veya bir karar verirken hesaba katmak anlamına gelir. Bir fikri, olasılığı veya durumu ciddi bir şekilde ele almayı ifade eder.

depend

bağımlı olmak

Fiiller

Bir şeyin veya birinin varlığını, işleyişini veya gerçekleşmesini başka bir şeye veya kişiye dayandırmak; bir koşula, desteğe veya kaynağa ihtiyaç duymak.