tap
//tæp//
Çeviri
hafifçe vurmak
Tanım
Tap, bir şeyi hafifçe, genellikle parmak uçlarıyla veya küçük bir darbe ile vurmak anlamına gelir. Bu eylem genellikle dikkat çekmek, bir şeyi işaret etmek veya nazik bir dokunuşla temas kurmak için yapılır. Günlük konuşmada ve resmi olmayan bağlamlarda yaygın olarak kullanılır. Örneğin, birinin omzuna dokunmak veya bir masaya hafifçe vurmak için kullanılabilir.
Örnek
“She tapped me on the shoulder to get my attention.”
Dikkatimi çekmek için omzuma hafifçe vurdu.
“He tapped the table with his fingers while thinking.”
Düşünürken parmaklarıyla masaya hafifçe vurdu.
“Can you tap the window to see if anyone is inside?”
İçeride biri var mı diye bakmak için pencereye hafifçe vurabilir misin?
“The teacher tapped the map to show us the capital city.”
Öğretmen başkenti göstermek için haritaya hafifçe vurdu.
“I tapped the egg gently on the side of the bowl to crack it.”
Yumurtayı kırmak için kase kenarına nazikçe hafifçe vurdum.
“Please tap the door before entering.”
Lütfen içeri girmeden önce kapıya hafifçe vurun.
“The child tapped the toy to make a soft sound.”
Çocuk yumuşak bir ses çıkarmak için oyuncağa hafifçe vurdu.
“He tapped his friend's arm to share the good news.”
İyi haberi paylaşmak için arkadaşının koluna hafifçe vurdu.
“She tapped the screen to select the option.”
Seçeneği seçmek için ekrana hafifçe vurdu.
“The musician tapped the microphone to check if it was working.”
Müzisyen mikrofonun çalışıp çalışmadığını kontrol etmek için hafifçe vurdu.
Eş anlamlılar
Diğer anlamlar
- A2hafifçe vurmak(bu sayfa)
- B1musluk, vanaBu anlama git
- B2gizlice dinlemekBu anlama git