solve
//sɒlv//
Çeviri
çözmek
Tanım
Bir problemi, bilmeceyi veya zor durumu anlayarak veya bir çözüm bularak sonuca ulaştırmak anlamına gelen bir fiildir. Matematik, günlük hayat veya soyut meselelerde kullanılabilir. Bir denklemi çözmek, bir anlaşmazlığı çözmek veya bir gizemi çözmek gibi farklı bağlamlarda kullanılır. Bu kelime genellikle bir engeli aşma veya bir sorunu giderme eylemini ifade eder.
Örnek
“She managed to solve the math problem in just five minutes.”
Matematik problemini sadece beş dakikada çözmeyi başardı.
“We need to solve this conflict before it gets worse.”
Bu çatışmayı daha da kötüleşmeden çözmemiz gerekiyor.
“The detective solved the mystery by finding a hidden clue.”
Dedektif, gizli bir ipucu bularak gizemi çözdü.
“Can you solve this puzzle? It looks tricky.”
Bu bulmacayı çözebilir misin? Zor görünüyor.
“Engineers are working hard to solve the technical issue.”
Mühendisler teknik sorunu çözmek için sıkı çalışıyor.
“He solved the equation using a new method.”
Denklemi yeni bir yöntem kullanarak çözdü.
“The team solved the problem by collaborating effectively.”
Ekip, etkili bir şekilde işbirliği yaparak sorunu çözdü.
“She solved the riddle and won the prize.”
Bilmecenin cevabını buldu ve ödülü kazandı.
“We must solve the housing crisis in our city.”
Şehrimizdeki konut krizini çözmeliyiz.
“The software update should solve the crashing issue.”
Yazılım güncellemesi, çökme sorununu çözmelidir.
Eş anlamlılar