scream

//skriːm//

Fiiller
A2

Çeviri

bağırmak

Tanım

Scream, genellikle korku, heyecan, acı veya şiddetli bir duygu nedeniyle çok yüksek sesle ve tiz bir tonda bağırmak anlamına gelir. Bu fiil, kontrol edilemeyen, güçlü bir ses çıkarma eylemini ifade eder. Günlük konuşmada ve yazıda sıkça kullanılır ve hem insanlar hem de hayvanlar için geçerlidir. Bağırmak, bir uyarı, tepki veya dikkat çekme amacı taşıyabilir.

Örnek

  • The child started to scream when he saw the spider.

    Çocuk örümceği görünce bağırmaya başladı.

  • Don't scream at me, I can hear you perfectly.

    Bana bağırma, seni gayet iyi duyabiliyorum.

  • She screamed in pain after stubbing her toe.

    Ayak parmağını çarptıktan sonra acı içinde bağırdı.

  • The fans screamed with excitement when the band came on stage.

    Grup sahneye çıktığında hayranlar heyecandan bağırdı.

  • I heard someone scream for help from the alley.

    Sokaktan birinin yardım için bağırdığını duydum.

  • The horror movie was so scary that everyone in the cinema screamed.

    Korku filmi o kadar korkunçtu ki sinemadaki herkes bağırdı.

  • He screamed her name, but she was too far away to hear.

    Ona ismiyle bağırdı, ama o duyamayacak kadar uzaktaydı.

  • The parrot can scream very loudly when it wants attention.

    Papağan ilgi istediğinde çok yüksek sesle bağırabilir.

  • Why did you scream? You scared me!

    Neden bağırdın? Beni korkuttun!

  • During the argument, they both began to scream at each other.

    Tartışma sırasında ikisi de birbirine bağırmaya başladı.

Eş anlamlılar

haykırmak
feryat etmek

Diğer anlamlar

  • A2
    yüksek sesle bağırmak(bu sayfa)
  • B1
    çığlık atmak (korku, heyecan)Bu anlama git

İlgili kelimeler

accept

kabul etmek

Fiiller

Bir şeyi veya bir durumu onaylamak, razı olmak, almak veya sorumluluğunu üstlenmek anlamına gelen fiil. Bir teklifi, özrü, hediyeyi veya gerçeği benimsemek için kullanılır.

act

hareket etmek, davranmak, rol yapmak

Fiiller

'Act' kelimesi, bir şey yapmak, davranış sergilemek veya bir rolü oynamak anlamına gelen bir fiildir. Ayrıca, bir yasa veya tiyatro oyunundaki bölüm gibi anlamlarda isim olarak da kullanılabilir. Gene…

afford

gücü yetmek, parası yetmek, karşılayabilmek

Fiiller

Bir şeyi satın almak, yapmak veya sağlamak için yeterli paraya, zamana veya kaynağa sahip olmak. Ayrıca, bir şeyi yapma riskini veya sonucunu üstlenebilmek anlamında da kullanılır.

agree

katılmak, aynı fikirde olmak

Fiiller

Bir görüş, öneri veya durum hakkında aynı düşünceyi paylaşmak, onaylamak veya uzlaşmaya varmak anlamına gelen fiil. Resmi bir anlaşmaya varmak veya bir şeyi kabul etmek için de kullanılır.

allow

izin vermek

Fiiller

Bir şeyin yapılmasına veya olmasına müsaade etmek, engel olmamak, mümkün kılmak.

appear

görünmek

Fiiller

Gözle görülür hale gelmek, ortaya çıkmak veya var olmak. Ayrıca, bir durumun veya izlenimin oluşması, belli bir şekilde algılanmak anlamında da kullanılır.

beat

dövmek, yenmek, vurmak

Fiiller

'Beat' kelimesi birçok anlam taşır. Temel olarak fiziksel olarak vurmak, dövmek anlamına gelir. Ayrıca bir yarışma veya mücadelede üstün gelmek, yenmek anlamında kullanılır. Müzikte ise ritmi, vuruşu…

become

olmak

Fiiller

Bir durumdan başka bir duruma geçmek, dönüşmek, haline gelmek anlamına gelen bir fiildir. Genellikle bir değişimi, gelişimi veya bir şeyin sonucunu ifade etmek için kullanılır. Hem fiziksel hem de soy…

believe

inanmak

Fiiller

Bir şeyin doğru, gerçek veya var olduğunu düşünmek; güven duymak; bir fikri, iddiayı veya kişiyi doğru kabul etmek. Hem somut gerçeklere dayalı inanç hem de inanç, güven veya iman gibi soyut kavramlar…

blow

esmek, üflemek, vurmak

Fiiller

'Blow' kelimesi, rüzgarın hareketi anlamında 'esmek', ağızdan hava çıkarmak anlamında 'üflemek' veya fiziksel bir darbe anlamında 'vurmak' gibi farklı anlamlara gelebilen çok yönlü bir fiildir. Ayrıca…