raise
//reɪz//
Çeviri
yükseltmek, kaldırmak
Tanım
Raise, bir şeyi fiziksel olarak yukarı kaldırmak, bir seviyeyi veya miktarı artırmak ya da bir konuyu gündeme getirmek anlamında kullanılan bir fiildir. Günlük hayatta sıkça karşılaşılan bu kelime, özellikle bir nesneyi daha yüksek bir konuma getirme veya bir değeri (örneğin maaş, ses, fiyat) artırma eylemlerini ifade eder. Ayrıca bir tartışma veya toplantıda bir konuyu dile getirmek için de kullanılır. Örneğin, bir çocuğu yetiştirmek (raise a child) veya bir soru sormak (raise a question) gibi ifadelerde yer alır. Bu tanım, kelimenin en yaygın ve temel anlamlarına odaklanmıştır; diğer anlamları (örneğin, para toplamak veya isyan çıkarmak) da mevcuttur.
Örnek
“Please raise your hand if you have a question.”
Sorunuz varsa lütfen elinizi kaldırın.
“The company decided to raise salaries by 10% this year.”
Şirket bu yıl maaşları %10 oranında artırmaya karar verdi.
“She raised the baby carefully from the crib.”
Bebeği beşikten dikkatlice kaldırdı.
“We need to raise awareness about climate change.”
İklim değişikliği hakkında farkındalık yaratmamız gerekiyor.
“He raised his voice to be heard over the noise.”
Gürültünün üzerinde duyulmak için sesini yükseltti.
“The charity event raised thousands of dollars for the hospital.”
Hayır etkinliği hastane için binlerce dolar topladı.
“Can you raise the window a bit? It's stuffy in here.”
Pencereyi biraz kaldırabilir misin? Burası havasız.
“She raised an interesting point during the meeting.”
Toplantı sırasında ilginç bir noktaya değindi.
“The workers are demanding a raise in their wages.”
İşçiler ücretlerine zam yapılmasını talep ediyor.
“He raised the flag at dawn to start the ceremony.”
Töreni başlatmak için şafakta bayrağı kaldırdı.
Eş anlamlılar