port
//pɔːrt//
Çeviri
liman
Tanım
Port, gemilerin yük alıp boşaltmak, yolcu indirip bindirmek veya fırtınalardan korunmak için demirlediği, kıyıda bulunan doğal veya yapay sığınaktır. Genellikle rıhtımlar, vinçler ve depolar gibi tesisleri içerir. Deniz taşımacılığı ve ticaret için hayati bir merkezdir. Günlük dilde, bir şehrin veya bölgenin denizle bağlantısını sağlayan ana nokta olarak anılır.
Örnek
“The ship arrived at the port early in the morning.”
Gemi sabah erkenden limana vardı.
“Istanbul is a major port city connecting Europe and Asia.”
İstanbul, Avrupa ve Asya'yı birbirine bağlayan önemli bir liman şehridir.
“The fishermen sailed back to the port before the storm.”
Balıkçılar fırtınadan önce limana geri yelken açtı.
“We watched the cruise ships from the port.”
Liman'dan yolcu gemilerini izledik.
“Goods from all over the world are unloaded at this port.”
Dünyanın her yerinden gelen mallar bu limanda boşaltılır.
“The old port is now a popular area with restaurants and shops.”
Eski liman artık restoran ve mağazaların olduğu popüler bir bölge.
“The navy has a base in the northern port.”
Donanmanın kuzey limanında bir üssü var.
“They are building a new container port to handle more trade.”
Daha fazla ticareti idare etmek için yeni bir konteyner limanı inşa ediyorlar.
“The city's economy depends heavily on its busy port.”
Şehrin ekonomisi büyük ölçüde hareketli limanına bağlıdır.
“We took a walk along the port and enjoyed the sea view.”
Liman boyunca yürüyüş yaptık ve deniz manzarasının keyfini çıkardık.
Eş anlamlılar
Diğer anlamlar
- A2liman(bu sayfa)
- B1bilgisayar bağlantı noktasıBu anlama git
- B2şarap türüBu anlama git