must
//mʌst//
Çeviri
zorunda olmak, gerekmek
Tanım
Must, İngilizcede bir zorunluluk, yükümlülük veya güçlü bir gereklilik ifade eden yardımcı fiildir. Bir eylemin yapılmasının kaçınılmaz olduğunu, genellikle bir kural, yasa, mantıksal çıkarım veya kişisel bir kararlılık sonucu ortaya çıktığını belirtir. Örneğin, 'You must wear a seatbelt' cümlesinde yasal bir zorunluluk, 'It must be raining' cümlesinde ise mantıksal bir çıkarım anlamı taşır. Günlük konuşmada sıkça kullanılan bu fiil, resmi ve gayri resmi bağlamlarda zorunluluk veya güçlü tavsiye bildirmek için tercih edilir. Olumsuz hali 'must not' (mustn't) bir şeyin yapılmaması gerektiğini, yani yasak olduğunu ifade eder.
Örnek
“You must finish your homework before you go out.”
Dışarı çıkmadan önce ödevini bitirmelisin.
“All passengers must fasten their seatbelts during takeoff.”
Tüm yolcular kalkış sırasında emniyet kemerlerini bağlamalıdır.
“I must call my mother; it's her birthday today.”
Annemi aramalıyım; bugün onun doğum günü.
“You must not smoke in this area; it's prohibited.”
Bu alanda sigara içmemelisin; yasaktır.
“He must be very tired after working all night.”
Bütün gece çalıştıktan sonra çok yorgun olmalı.
“We must leave now to catch the last bus.”
Son otobüse yetişmek için şimdi gitmeliyiz.
“Students must respect their teachers at all times.”
Öğrenciler her zaman öğretmenlerine saygı göstermelidir.
“You must see that movie; it's absolutely brilliant.”
O filmi görmelisin; kesinlikle harika.
“The package must arrive by Friday.”
Paket Cuma gününe kadar ulaşmalı.
“I must remember to buy milk on the way home.”
Eve dönerken süt almayı hatırlamalıyım.
Eş anlamlılar