line
//laɪn//
Çeviri
sıra, kuyruk
Tanım
İnsanların bir hizmet almak veya bir yere girmek için art arda beklediği düzenli diziye line denir. Günlük hayatta market, banka, bilet gişesi gibi yerlerde sıkça kullanılır. Bu kelime, bir grup insanın sırayla işlem yapmasını ifade eder.
Örnek
“We had to wait in a long line at the grocery store.”
Markette uzun bir sırada beklemek zorunda kaldık.
“Please stand in line and wait for your turn.”
Lütfen sıraya girin ve sıranızı bekleyin.
“The line for the concert tickets stretched around the block.”
Konser biletleri için kuyruk bloğun etrafını dolandı.
“She was at the front of the line and got the last ticket.”
Sıranın önündeydi ve son bileti aldı.
“There is a line of people waiting outside the bank.”
Banka dışında bekleyen bir insan sırası var.
“We cut in line and everyone got angry.”
Sıraya kaynak yaptık ve herkes sinirlendi.
“The line moved slowly because the cashier was new.”
Kasiyer yeni olduğu için sıra yavaş ilerledi.
“He joined the line at the back and waited patiently.”
Sıranın arkasına geçti ve sabırla bekledi.
“The line for the museum entrance was very long.”
Müze girişindeki kuyruk çok uzundu.
“Please form a single line at the counter.”
Lütfen tezgahta tek bir sıra oluşturun.
Eş anlamlılar
Diğer anlamlar
- A1çizgi, hatBu anlama git
- A2sıra, kuyruk(bu sayfa)
- B1dize, satır (metin)Bu anlama git