increase
//ɪnˈkriːs//
Çeviri
artırmak, artış
Tanım
Increase, bir şeyin miktarını, boyutunu, derecesini veya değerini zaman içinde yükseltmek veya büyütmek anlamına gelir. Hem fiil (artırmak) hem de isim (artış) olarak kullanılır. Günlük hayatta maaş zammı, nüfus artışı, sıcaklık yükselmesi gibi durumları ifade ederken sıkça karşımıza çıkar. Örneğin, 'Sales increased last quarter' (Satışlar geçen çeyrekte arttı) cümlesinde fiil, 'There was an increase in prices' (Fiyatlarda bir artış oldu) cümlesinde ise isim olarak kullanılmıştır. Bu kelimenin başka anlamları da vardır (örneğin matematikte 'arttırma işlemi'), ancak en yaygın kullanımı yukarıda açıklanmıştır.
Örnek
“The company plans to increase its workforce by 20% next year.”
Şirket gelecek yıl iş gücünü %20 artırmayı planlıyor.
“Regular exercise can increase your energy levels.”
Düzenli egzersiz enerji seviyenizi artırabilir.
“There has been a significant increase in online shopping since the pandemic.”
Pandemiden bu yana çevrimiçi alışverişte önemli bir artış oldu.
“To increase the flavor, add a pinch of salt.”
Lezzeti artırmak için bir tutam tuz ekleyin.
“The government announced a tax increase on luxury goods.”
Hükümet lüks mallarda bir vergi artışı duyurdu.
“His confidence increased after he won the competition.”
Yarışmayı kazandıktan sonra özgüveni arttı.
“We need to increase our production to meet the demand.”
Talebi karşılamak için üretimimizi artırmalıyız.
“The temperature is expected to increase by 5 degrees tomorrow.”
Yarın sıcaklığın 5 derece artması bekleniyor.
“A sudden increase in heart rate can be a sign of stress.”
Kalp atış hızında ani bir artış, stres belirtisi olabilir.
“They decided to increase the price of the product due to higher costs.”
Artan maliyetler nedeniyle ürünün fiyatını artırmaya karar verdiler.
Eş anlamlılar