dig

//dɪɡ//

Fiiller
A2

Çeviri

kazmak

Tanım

Dig, bir yüzeyi (genellikle toprak, kum veya kar gibi malzemeleri) elle, bir aletle veya makineyle kaldırma, oyma veya derinleştirme eylemidir. Bu eylem, bir çukur açmak, bir tünel oluşturmak veya bir şeyi ortaya çıkarmak için yapılır. Günlük hayatta bahçe işlerinde, inşaatta veya hazine avlarında sıkça kullanılır. Örneğin, bir bitki dikmek için toprağı kazmak veya arkeologların tarihi kalıntıları bulmak için kazı yapması bu fiilin kapsamına girer.

Örnek

  • The dog loves to dig holes in the backyard.

    Köpek arka bahçede çukur kazmayı çok sever.

  • We need to dig a trench for the water pipe.

    Su borusu için bir hendek kazmamız gerekiyor.

  • Archaeologists dig carefully to avoid damaging ancient artifacts.

    Arkeologlar eski eserlere zarar vermemek için dikkatlice kazı yaparlar.

  • She used a shovel to dig up the weeds.

    Yabani otları sökmek için bir kürek kullandı.

  • The children dug a deep hole in the sand at the beach.

    Çocuklar sahilde kumda derin bir çukur kazdılar.

  • He had to dig through the snow to find his car.

    Arabasını bulmak için karı kazmak zorunda kaldı.

  • Farmers dig the soil before planting seeds.

    Çiftçiler tohum ekmeden önce toprağı kazarlar.

  • The miner dug for gold deep underground.

    Madenci yerin derinliklerinde altın için kazdı.

  • Please dig a small hole for the fence post.

    Lütfen çit direği için küçük bir çukur kaz.

  • They dug a tunnel to escape from the prison.

    Hapishaneden kaçmak için bir tünel kazdılar.

Eş anlamlılar

oymak
eşelemek
kureklemek
kazı yapmak
çukur açmak

İlgili kelimeler

bear

ayı

İsimler
Animals

Bear, İngilizcede 'ayı' anlamına gelen bir isimdir ve genellikle büyük, güçlü, kalın tüylü bir memeli hayvanı ifade eder. Bu hayvanlar ormanlık alanlarda yaşar, etçil veya otçul beslenebilir ve kış uy…

duck

sakınmak, eğilmek

Fiiller
Animals

Duck fiili, bir şeyden kaçınmak veya bir darbeden korunmak için başı veya vücudu hızla aşağı eğmek anlamına gelir. Genellikle fiziksel bir tehlikeden (örneğin uçan bir cisim) sakınmak için yapılan ani…

face

yüzleşmek, karşı karşıya gelmek

Fiiller
The body and the face

Face fiili, bir durum, sorun veya gerçekle yüzleşmek, onunla karşı karşıya gelmek anlamına gelir. Genellikle zor veya rahatsız edici bir şeyi kabul etmek veya onunla başa çıkmak için kullanılır. Bu ku…

hand

yardım etmek, vermek

Fiiller
The body and the face

Hand fiili, birine yardım etmek veya bir şeyi vermek anlamında kullanılır. Günlük dilde sıkça karşılaşılan bu kullanım, genellikle bir nesneyi uzatma veya bir işte destek olma durumlarını ifade eder.…

dress

giyinmek

Fiiller
Clothes

Dress fiili, bir kişinin üzerine kıyafet giyme eylemini ifade eder. Günlük hayatta sıkça kullanılan bu kelime, özellikle sabah kalktıktan sonra veya bir yere gitmeden önce kıyafet seçip giymeyi anlatı…

wear

takmak

Fiiller
Clothes

Wear, bir aksesuarı veya süs eşyasını vücudun bir yerine takmak anlamında kullanılır. Genellikle takı, saat, gözlük, kravat, kemer gibi nesneler için tercih edilir. Günlük konuşmalarda sıkça geçen bu…

cry

ağlamak

Fiiller
Family and friends

'Cry' fiili, genellikle üzüntü, acı, sevinç veya duygusal bir tepki sonucu gözyaşı dökmek anlamına gelir. İngilizcede hem fiziksel eylemi (gözlerden yaş akması) hem de bu eylemi sesli veya sessiz bir…

drive

sürmek, yönlendirmek

Fiiller
Transport

Drive fiili, bir aracı (araba, otobüs, kamyon gibi) kullanarak hareket ettirmek veya bir hayvanı yönlendirerek ilerletmek anlamına gelir. Bu kullanımda, kişi aracın kontrolünü elinde tutar ve onu iste…

fly

sinek

İsimler
Transport

Fly, İngilizcede 'sinek' anlamına gelir ve genellikle evlerde, dışarıda veya hayvanların çevresinde bulunan, kanatlı küçük bir böceği ifade eder. Bu kelime, günlük konuşmalarda sıkça karşılaşılan bir…

ride

binmek, sürmek

Fiiller
Transport

Ride fiili, bir bisiklet, motosiklet veya ata binip onu kontrol ederek hareket etmek anlamına gelir. Genellikle bir aracın veya hayvanın üzerine oturup onu yönlendirerek seyahat etmeyi ifade eder. Bu…