Çeviri
beyzbol
Tanım
Beyzbol, dokuzar kişilik iki takım arasında oynanan, sopa ve top kullanılan bir Amerikan sporudur. Oyunun amacı, vurucu oyuncunun topa sopayla vurarak dört kaleden (base) oluşan bir elmas şeklindeki sahada koşup sayı (run) yapmasıdır. Savunma takımı ise topu yakalayarak veya koşucuları etiketleyerek sayı yapmalarını engellemeye çalışır. Beyzbol, özellikle ABD, Japonya, Güney Kore ve Latin Amerika ülkelerinde popülerdir ve genellikle ilkbahar ve yaz aylarında oynanır. Bu spor, strateji, hız ve el-göz koordinasyonu gerektirir.
Örnek
“I played baseball with my friends at the park yesterday.”
Dün parkta arkadaşlarımla beyzbol oynadım.
“She has been a baseball fan since she was a child.”
Çocukluğundan beri beyzbol hayranıdır.
“The baseball game was canceled due to heavy rain.”
Beyzbol maçı şiddetli yağmur nedeniyle iptal edildi.
“He hit the baseball over the fence for a home run.”
Beyzbol topuna vurarak çitin üzerinden bir sayı vuruşu yaptı.
“My brother wants to join the school baseball team.”
Kardeşim okulun beyzbol takımına katılmak istiyor.
“We watched a professional baseball match on TV last night.”
Dün gece televizyonda profesyonel bir beyzbol maçı izledik.
“Baseball requires a lot of practice to improve your swing.”
Beyzbol, vuruşunuzu geliştirmek için çok pratik gerektirir.
“The pitcher threw the baseball at high speed.”
Atıcı, beyzbol topunu yüksek hızda fırlattı.
“She caught the baseball with her bare hands during the game.”
Maç sırasında beyzbol topunu çıplak elleriyle yakaladı.
“Many children in the United States learn to play baseball at a young age.”
Amerika Birleşik Devletleri'ndeki birçok çocuk beyzbol oynamayı küçük yaşta öğrenir.