Çeviri
balon
Tanım
Balon, genellikle lateks veya benzeri esnek bir malzemeden yapılan, içi hava veya helyum gazı ile doldurularak şişirilen, dekoratif veya eğlence amaçlı kullanılan bir nesnedir. Partilerde, kutlamalarda ve çocuk etkinliklerinde sıkça görülür; renkli ve çeşitli şekillerde olabilir. Helyumla doldurulduğunda havada süzülür, ağızla veya pompayla şişirildiğinde ise yere yakın durur. Balonlar ayrıca bilimsel deneylerde, hava durumu gözlemlerinde ve tıbbi cihazlarda (örneğin anjiyoplasti balonu) farklı amaçlarla kullanılır, ancak günlük dilde en yaygın anlamı eğlence ve süsleme balonudur.
Örnek
“The children laughed as they played with the colorful balloons at the birthday party.”
Çocuklar doğum günü partisinde rengarenk balonlarla oynarken güldüler.
“She tied a ribbon to the balloon so it wouldn't float away.”
Balonun uçup gitmemesi için bir kurdele bağladı.
“We need to inflate the balloons before the guests arrive.”
Misafirler gelmeden balonları şişirmemiz gerekiyor.
“The balloon popped when it touched the sharp edge of the table.”
Balon, masanın keskin kenarına değdiğinde patladı.
“A hot air balloon drifted slowly across the sky at sunrise.”
Gün doğumunda bir sıcak hava balonu gökyüzünde yavaşça süzüldü.
“He bought a giant balloon shaped like a cartoon character for his son.”
Oğlu için çizgi film karakteri şeklinde dev bir balon aldı.
“The balloon vendor stood at the corner of the park, selling helium-filled balloons.”
Balon satıcısı, parkın köşesinde helyum dolu balonlar satarak duruyordu.
“Please don't let go of the balloon string, or it will fly away.”
Lütfen balon ipini bırakma, yoksa uçup gider.
“They decorated the hall with balloons and streamers for the wedding reception.”
Düğün resepsiyonu için salonu balonlar ve süslerle dekore ettiler.
“The balloon deflated slowly after the party was over.”
Parti bittikten sonra balon yavaşça söndü.
Eş anlamlılar