wait
//weɪt//
Çeviri
beklemek
Tanım
Bir olayın gerçekleşmesi, birinin gelmesi veya bir sürecin tamamlanması için zaman geçirmek anlamındaki 'beklemek' fiili, günlük hayatta sıkça kullanılır. Bir eylemin veya durumun sonuçlanmasını sabırla veya hareketsiz bir şekilde beklemeyi ifade eder. Örneğin, bir otobüsü beklemek, bir arkadaşınızın size katılmasını beklemek veya bir kararın açıklanmasını beklemek gibi durumlarda kullanılır. Bu kelime aynı zamanda bir garsonun müşteriye hizmet etmesi gibi 'hizmet etmek' anlamına da gelebilir, ancak burada en yaygın kullanım olan 'beklemek' anlamına odaklanıyoruz.
Örnek
“Please wait for me at the bus stop.”
Lütfen beni otobüs durağında bekle.
“I had to wait in line for ten minutes.”
On dakika boyunca sırada beklemek zorunda kaldım.
“She is waiting for her exam results.”
Sınav sonuçlarını bekliyor.
“We can't wait any longer; let's go.”
Daha fazla bekleyemeyiz; hadi gidelim.
“He waited patiently for his turn.”
Sırasını sabırla bekledi.
“Wait here until I come back.”
Ben dönene kadar burada bekle.
“They are waiting for the rain to stop.”
Yağmurun durmasını bekliyorlar.
“I will wait for you at the café.”
Seni kafede bekleyeceğim.
“The doctor asked me to wait in the lobby.”
Doktor beni lobide beklememi istedi.
“Don't wait for me if I'm late.”
Geç kalırsam beni bekleme.
Eş anlamlılar