save
//seɪv//
Çeviri
kurtarmak
Tanım
Save fiili, birini veya bir şeyi tehlikeden, zarardan veya kayıptan korumak anlamına gelir. Günlük hayatta sıkça kullanılan bu kelime, acil durumlarda yardım etmekten, bir dosyayı bilgisayarda saklamaya kadar geniş bir kullanım alanına sahiptir. Genellikle bir şeyi güvence altına alma veya gelecekte kullanmak üzere biriktirme eylemini ifade eder. Örneğin, bir kazazedeyi kurtarmak veya para biriktirmek bu fiille anlatılabilir. Bu kelimenin başka anlamları da vardır, ancak burada en yaygın kullanımı olan 'korumak' veya 'kurtarmak' anlamına odaklanılmıştır.
Örnek
“The firefighters managed to save the child from the burning building.”
İtfaiyeciler çocuğu yanan binadan kurtarmayı başardı.
“You should save your work before the computer crashes.”
Bilgisayar çökmeden önce çalışmanı kaydetmelisin.
“She saves a portion of her salary every month for retirement.”
Emeklilik için her ay maaşının bir kısmını biriktiriyor.
“The doctor's quick action saved the patient's life.”
Doktorun hızlı müdahalesi hastanın hayatını kurtardı.
“We need to save water during the drought.”
Kuraklık sırasında suyu tasarruflu kullanmalıyız.
“He saved his friend from drowning in the lake.”
Arkadaşını gölde boğulmaktan kurtardı.
“Don't forget to save the document after editing.”
Düzenlemeden sonra belgeyi kaydetmeyi unutma.
“The charity works to save endangered animals.”
Hayır kurumu, nesli tükenmekte olan hayvanları kurtarmak için çalışıyor.
“By using coupons, she saves money on groceries.”
Kupon kullanarak market alışverişinde para biriktiriyor.
“The lifeguard saved the swimmer who was caught in a rip current.”
Cankurtaran, rip akıntısına kapılan yüzücüyü kurtardı.
Eş anlamlılar