police
//pəˈliːs//
Çeviri
polis
Tanım
Polis, bir ülkede kamu düzenini, güvenliği ve yasaların uygulanmasını sağlamakla görevli resmi kurum ve bu kurumda çalışan kişilere verilen addır. Genellikle suçları önleme, suçluları yakalama, trafik düzenini sağlama ve acil durumlarda yardım etme gibi sorumlulukları vardır. Günlük hayatta polis teşkilatı veya bir polis memuru anlamında kullanılabilir. Bu kelimenin başka anlamları da vardır, örneğin bir fiil olarak 'bir bölgeyi denetlemek' anlamına gelebilir, ancak burada en yaygın isim anlamı ele alınmıştır.
Örnek
“The police arrived at the scene within five minutes.”
Polis beş dakika içinde olay yerine geldi.
“She called the police after hearing strange noises outside.”
Dışarıda garip sesler duyunca polisi aradı.
“The police are investigating the robbery that happened last night.”
Polis, dün gece meydana gelen soygunu araştırıyor.
“My brother wants to join the police force after he graduates.”
Kardeşim mezun olduktan sonra polis teşkilatına katılmak istiyor.
“The police officer asked to see my driver's license.”
Polis memuru ehliyetimi görmek istedi.
“There was a police car parked in front of the bank.”
Banka önünde bir polis arabası park etmişti.
“The police have issued a warning about the recent scams.”
Polis, son zamanlardaki dolandırıcılıklarla ilgili bir uyarı yayınladı.
“He reported the theft to the police immediately.”
Hırsızlığı hemen polise bildirdi.
“The police dog helped find the missing child in the forest.”
Polis köpeği, ormanda kaybolan çocuğun bulunmasına yardım etti.
“In some countries, the police carry guns as part of their equipment.”
Bazı ülkelerde polis, ekipmanının bir parçası olarak silah taşır.
Eş anlamlılar