Çeviri
boyamak
Tanım
Paint, bir yüzeye renk vermek veya kaplamak için fırça, rulo veya sprey gibi araçlarla sıvı bir madde uygulamak anlamına gelen bir fiildir. Genellikle duvarları, mobilyaları, tuvalleri veya diğer yüzeyleri renklendirmek, korumak veya değiştirmek için kullanılır. Bu eylem, ev dekorasyonundan sanat eserlerine kadar geniş bir alanda karşımıza çıkar. Örneğin, bir odayı yenilemek için duvarları boyayabilir veya bir resim yapmak için tuvali boyayabilirsiniz. Paint kelimesi aynı zamanda isim olarak da kullanılır ve 'boya' anlamına gelir, ancak burada fiil anlamına odaklanıyoruz. Günlük hayatta sıkça kullanılan bu kelime, özellikle yapı ve sanat sektörlerinde önemli bir yere sahiptir.
Örnek
“I want to paint my bedroom walls blue.”
Yatak odamın duvarlarını maviye boyamak istiyorum.
“She learned to paint with watercolors at a young age.”
Küçük yaşta suluboya ile resim yapmayı öğrendi.
“They will paint the fence this weekend.”
Bu hafta sonu çiti boyayacaklar.
“He painted a beautiful landscape of the mountains.”
Dağların güzel bir manzarasını resmetti.
“We need to paint the kitchen cabinets before the party.”
Partiden önce mutfak dolaplarını boyamamız gerekiyor.
“The artist painted for hours without taking a break.”
Sanatçı mola vermeden saatlerce resim yaptı.
“Can you paint the door with a brush instead of a roller?”
Kapıyı rulo yerine fırçayla boyayabilir misin?
“They painted the old wooden boat bright red.”
Eski ahşap tekneyi parlak kırmızıya boyadılar.
“I decided to paint a portrait of my grandmother.”
Büyükannemin bir portresini yapmaya karar verdim.
“The children love to paint with their fingers.”
Çocuklar parmaklarıyla boyama yapmayı çok sever.
Eş anlamlılar