Çeviri
dinlemek
Tanım
Listen, bir sesi veya konuşmayı dikkatlice duymak ve anlamaya çalışmak anlamına gelir. Bu fiil, genellikle bir kişinin söylediklerine odaklanmayı, müzik veya doğa sesleri gibi işitsel uyarıcılara bilinçli bir şekilde kulak vermeyi ifade eder. Günlük hayatta sıkça kullanılan bu kelime, iletişimde aktif bir rol oynar; sadece duymaktan farklı olarak, dikkat ve niyet gerektirir. Örneğin, bir dersi takip ederken öğretmeni dinlemek veya bir arkadaşın sorunlarını dinlemek gibi durumlarda kullanılır. Bu kelimenin başka anlamları da vardır, ancak en yaygın kullanımı budur.
Örnek
“Please listen to the instructions carefully before starting the test.”
Lütfen teste başlamadan önce talimatları dikkatlice dinleyin.
“She likes to listen to classical music while studying.”
Ders çalışırken klasik müzik dinlemeyi sever.
“I listened to the news on the radio this morning.”
Bu sabah radyoda haberleri dinledim.
“Children should listen to their parents' advice.”
Çocuklar ebeveynlerinin tavsiyelerini dinlemelidir.
“He didn't listen to the warning and got lost in the forest.”
Uyarıyı dinlemedi ve ormanda kayboldu.
“We listened to the birds singing in the garden.”
Bahçede kuşların şarkı söylediğini dinledik.
“Can you listen to my presentation and give feedback?”
Sunumumu dinleyip geri bildirim verebilir misin?
“The teacher asked the students to listen to each other during the discussion.”
Öğretmen, tartışma sırasında öğrencilerin birbirlerini dinlemelerini istedi.
“I often listen to podcasts while commuting to work.”
İşe gidip gelirken sık sık podcast dinlerim.
“If you listen closely, you can hear the river from here.”
Dikkatlice dinlersen, buradan nehri duyabilirsin.
Eş anlamlılar