oil
//ɔɪl//
Çeviri
petrol, yağ
Tanım
Oil, hem bitkisel veya hayvansal kaynaklı sıvı yağları hem de yer altından çıkarılan ham petrolü ifade eden yaygın bir İngilizce kelimedir. Burada en sık kullanılan anlamı olan "petrol" (ham petrol ve türevleri) ele alınmıştır. Petrol, motorlu araçların yakıtı, ısınma ve endüstriyel üretim için kullanılan fosil bir kaynaktır. Ayrıca yemeklik yağ (zeytinyağı, ayçiçek yağı) anlamı da vardır, ancak bu bağlamda daha çok enerji ve sanayi alanında kullanılır. Günlük hayatta "oil change" (yağ değişimi), "oil price" (petrol fiyatı) gibi ifadelerde sıkça duyulur.
Örnek
“The price of oil has increased dramatically this year.”
Bu yıl petrolün fiyatı önemli ölçüde arttı.
“We need to change the oil in the car every 10,000 kilometers.”
Arabadaki yağı her 10.000 kilometrede bir değiştirmemiz gerekiyor.
“Oil spills can cause severe damage to marine ecosystems.”
Petrol sızıntıları deniz ekosistemlerine ciddi zararlar verebilir.
“Many countries rely on oil exports for their economy.”
Birçok ülke ekonomisi için petrol ihracatına güvenir.
“She used olive oil to make the salad dressing.”
Salata sosu yapmak için zeytinyağı kullandı.
“The oil rig in the North Sea produces thousands of barrels daily.”
Kuzey Denizi'ndeki petrol platformu günde binlerce varil üretiyor.
“Heating oil is essential for many homes in cold climates.”
Isıtma yağı, soğuk iklimlerdeki birçok ev için gereklidir.
“The mechanic checked the engine oil level before the trip.”
Tamirci, yolculuktan önce motor yağı seviyesini kontrol etti.
“Oil and water do not mix easily.”
Petrol ve su kolayca karışmaz.
“The country discovered new oil reserves in the desert.”
Ülke çölde yeni petrol rezervleri keşfetti.
Eş anlamlılar