fall
//fɔːl//
Çeviri
düşmek
Tanım
Fall, bir nesnenin veya kişinin yerçekimi etkisiyle yukarıdan aşağıya doğru hareket etmesi anlamına gelir. Bu eylem, genellikle kontrolsüz bir şekilde gerçekleşir ve fiziksel bir yükseklikten aşağıya doğru olur. Günlük hayatta birçok bağlamda kullanılır: bir insanın ayağının takılıp yere düşmesi, bir yaprağın ağaçtan düşmesi veya bir cismin masadan kayıp düşmesi gibi. Mecazi anlamda da kullanılabilir, örneğin bir değerin veya sıcaklığın azalması (hisse senedi fiyatının düşmesi, sıcaklığın düşmesi) anlamında. Ancak burada temel fiziksel anlamına odaklanıyoruz. Bu kelimenin başka anlamları da vardır (örneğin sonbahar mevsimi veya bir şeyin başarısız olması), ancak bu tanım en yaygın ve öğrenmesi kolay olanıdır.
Örnek
“Be careful not to fall on the ice.”
Buzda düşmemeye dikkat et.
“The apple fell from the tree and rolled away.”
Elma ağaçtan düştü ve yuvarlanıp gitti.
“She tripped over a rock and fell down the stairs.”
Bir taşa takıldı ve merdivenlerden aşağı düştü.
“Leaves fall from the trees in autumn.”
Sonbaharda yapraklar ağaçlardan düşer.
“The child fell off the swing and started crying.”
Çocuk salıncaktan düştü ve ağlamaya başladı.
“If you drop the glass, it will fall and break.”
Bardağı düşürürsen, yere düşer ve kırılır.
“He slipped on the wet floor and fell hard.”
Islak zeminde kaydı ve sertçe düştü.
“The snowflakes fall gently from the sky.”
Kar taneleri gökyüzünden nazikçe düşer.
“I saw a bird fall from its nest during the storm.”
Fırtına sırasında bir kuşun yuvasından düştüğünü gördüm.
“The bookshelf collapsed, and all the books fell to the floor.”
Kitaplık çöktü ve tüm kitaplar yere düştü.
Eş anlamlılar