Çeviri
fincan, kupa, bardak
Tanım
Cup, genellikle sıcak veya soğuk içeceklerin servis edildiği, kulplu, silindirik bir kaptır. Günlük hayatta kahve, çay, su gibi içeceklerin yanı sıra ölçü birimi olarak da kullanılır. Mutfaklarda standart bir fincan ölçüsü, yemek tariflerinde sıkça karşımıza çıkar. Ayrıca spor müsabakalarında kazanılan ödül kupaları da bu kelimenin farklı bir anlamıdır; ancak burada en yaygın kullanımı olan içecek kabı anlamına odaklanıyoruz. Bu kelimenin başka anlamları da vardır (örneğin, kupa ödülü veya sütyen ölçüsü gibi).
Örnek
“She poured hot tea into her favorite cup.”
En sevdiği fincana sıcak çay doldurdu.
“I need a cup of coffee to wake up in the morning.”
Sabah uyanmak için bir fincan kahveye ihtiyacım var.
“The recipe calls for two cups of flour.”
Tarif iki fincan un gerektiriyor.
“He dropped the cup and it shattered on the floor.”
Bardağı düşürdü ve yerde paramparça oldu.
“Can you pass me that blue cup on the shelf?”
Raftaki o mavi fincanı bana uzatır mısın?
“She bought a set of ceramic cups for the new house.”
Yeni ev için bir takım seramik fincan aldı.
“I usually drink my water from a glass, not a cup.”
Suyumu genellikle fincandan değil, bardaktan içerim.
“The cup has a small crack near the handle.”
Fincanın kulpunun yanında küçük bir çatlak var.
“He won a gold cup in the swimming competition.”
Yüzme yarışmasında altın bir kupa kazandı.
“Please wash your cup after using it.”
Lütfen fincanını kullandıktan sonra yıka.
Eş anlamlılar