Çeviri
yatak odası
Tanım
Bir evde veya konutta uyumak ve dinlenmek için ayrılmış oda. Genellikle bir yatak, dolap ve bazen de komodin gibi mobilyalar bulunur. Yatak odası, kişisel mahremiyetin korunduğu, rahatlama ve uyku amacıyla kullanılan özel bir alandır. Bu kelime, günlük hayatta evin bölümlerini tanımlarken sıkça kullanılır.
Örnek
“I need to clean my bedroom before the guests arrive.”
Misafirler gelmeden önce yatak odamı temizlemem gerekiyor.
“She decorated her bedroom with blue curtains and a white bedspread.”
Yatak odasını mavi perdeler ve beyaz bir yatak örtüsüyle dekore etti.
“The children share a bedroom in the new house.”
Çocuklar yeni evde bir yatak odasını paylaşıyorlar.
“He keeps his bookshelf in the bedroom because it's quiet there.”
Kitaplığını yatak odasında tutuyor çünkü orası sessiz.
“Our bedroom has a large window that lets in a lot of sunlight.”
Yatak odamızın içeriye çok fazla güneş ışığı giren büyük bir penceresi var.
“I usually read a book in the bedroom before falling asleep.”
Genellikle uyumadan önce yatak odasında kitap okurum.
“The master bedroom is the biggest room in the house.”
Ana yatak odası evdeki en büyük odadır.
“She felt a draft coming from the bedroom window and closed it.”
Yatak odası penceresinden bir cereyan geldiğini hissetti ve kapattı.
“They painted the bedroom walls a soft shade of green.”
Yatak odasının duvarlarını yumuşak bir yeşil tonuna boyadılar.
“He accidentally left his phone in the bedroom and missed the call.”
Yanlışlıkla telefonunu yatak odasında bıraktı ve aramayı kaçırdı.
Eş anlamlılar