suck
//sʌk//
Çeviri
berbat olmak
Tanım
'Suck' fiili, argo bir ifade olarak bir şeyin çok kötü, yetersiz, sıkıcı veya hayal kırıklığı yaratacak derecede vasat olduğunu belirtmek için kullanılır. Genellikle günlük konuşmada ve gayriresmi bağlamlarda, bir durum, nesne, deneyim veya performans hakkında olumsuz bir yargı bildirir. Bu kullanım, resmi veya kibar bir dil değildir ve gençler arasında yaygındır. 'Berbat olmak' veya 'kötü olmak' anlamına gelir ve 'to be bad' ifadesinin daha güçlü ve duygusal bir karşılığıdır.
Örnek
“This movie really sucks; I want to leave the cinema.”
Bu film gerçekten berbat; sinemadan çıkmak istiyorum.
“My new job sucks because the boss is always angry.”
Yeni işim berbat çünkü patron her zaman sinirli.
“It sucks that our vacation got cancelled due to the storm.”
Tatilimizin fırtına yüzünden iptal olması berbat bir durum.
“I thought the party would be fun, but it totally sucked.”
Partinin eğlenceli olacağını düşünmüştüm ama tamamen berbattı.
“His attitude really sucks; he's never supportive.”
Onun tavrı gerçekten berbat; hiç destekleyici değil.
“Waiting in this long queue sucks all my energy.”
Bu uzun kuyrukta beklemek tüm enerjimi emiyor (berbat bir durum).
“The food at that restaurant sucks, don't go there.”
O restorandaki yemekler berbat, oraya gitme.
“It sucks when you work hard and nobody appreciates it.”
Çok çalışıp kimsenin takdir etmemesi berbat bir his.
“This weather sucks; it's been raining for a week.”
Bu hava berbat; bir haftadır yağmur yağıyor.
“Their customer service sucks, I've been on hold for an hour.”
Müşteri hizmetleri berbattı, bir saattir hatta bekliyorum.
Eş anlamlılar
Diğer anlamlar
- B1emmek, içine çekmekBu anlama git
- B2berbat olmak, kötü olmak (argo)(bu sayfa)