suck

//sʌk//

Fiiller
B2

Çeviri

berbat olmak

Tanım

'Suck' fiili, argo bir ifade olarak bir şeyin çok kötü, yetersiz, sıkıcı veya hayal kırıklığı yaratacak derecede vasat olduğunu belirtmek için kullanılır. Genellikle günlük konuşmada ve gayriresmi bağlamlarda, bir durum, nesne, deneyim veya performans hakkında olumsuz bir yargı bildirir. Bu kullanım, resmi veya kibar bir dil değildir ve gençler arasında yaygındır. 'Berbat olmak' veya 'kötü olmak' anlamına gelir ve 'to be bad' ifadesinin daha güçlü ve duygusal bir karşılığıdır.

Örnek

  • This movie really sucks; I want to leave the cinema.

    Bu film gerçekten berbat; sinemadan çıkmak istiyorum.

  • My new job sucks because the boss is always angry.

    Yeni işim berbat çünkü patron her zaman sinirli.

  • It sucks that our vacation got cancelled due to the storm.

    Tatilimizin fırtına yüzünden iptal olması berbat bir durum.

  • I thought the party would be fun, but it totally sucked.

    Partinin eğlenceli olacağını düşünmüştüm ama tamamen berbattı.

  • His attitude really sucks; he's never supportive.

    Onun tavrı gerçekten berbat; hiç destekleyici değil.

  • Waiting in this long queue sucks all my energy.

    Bu uzun kuyrukta beklemek tüm enerjimi emiyor (berbat bir durum).

  • The food at that restaurant sucks, don't go there.

    O restorandaki yemekler berbat, oraya gitme.

  • It sucks when you work hard and nobody appreciates it.

    Çok çalışıp kimsenin takdir etmemesi berbat bir his.

  • This weather sucks; it's been raining for a week.

    Bu hava berbat; bir haftadır yağmur yağıyor.

  • Their customer service sucks, I've been on hold for an hour.

    Müşteri hizmetleri berbattı, bir saattir hatta bekliyorum.

Eş anlamlılar

kötü olmak
fena olmak
rezalet olmak

Diğer anlamlar

  • B1
    emmek, içine çekmekBu anlama git
  • B2
    berbat olmak, kötü olmak (argo)(bu sayfa)

İlgili kelimeler

retreat

geri çekilmek

Fiiller

Bir yerden veya durumdan uzaklaşmak, geri çekilmek; özellikle bir tehdit, tehlike veya rahatsız edici bir durumdan kaçınmak için. Ayrıca, inzivaya çekilmek, sessiz ve huzurlu bir yere gitmek anlamında…

govern

yönetmek

Fiiller

Bir ülkeyi, kurumu, organizasyonu veya süreci idare etmek, yönlendirmek ve kontrol etmek. Kurallar koymak, kararlar almak ve bir sistemin işleyişinden sorumlu olmak anlamına gelir. Ayrıca, bir şeyin d…

insure

sigortalamak

Fiiller

Bir şeyin (mal, mülk, hayat, sağlık vb.) olası bir risk, zarar veya kayba karşı güvence altına alınması için bir sigorta şirketiyle anlaşma yapmak, poliçe düzenlemek. Ayrıca, bir şeyi garanti altına a…

accuse

suçlamak

Fiiller

Bir kişiyi bir suç veya yanlış bir eylem işlemekle itham etmek, onu bir kabahatle suçlu olarak göstermek. Resmi bir suçlama veya günlük konuşmada birini bir şeyden sorumlu tutmak anlamında kullanılır.

adapt

uyum sağlamak, adapte olmak

Fiiller

Bir şeyi yeni koşullara, durumlara veya ortamlara göre değiştirmek, ayarlamak veya kendini bu yeni şartlara alıştırmak. Bu süreç fiziksel, davranışsal veya zihinsel bir değişimi içerebilir.

alter

değiştirmek

Fiiller

Bir şeyin durumunu, biçimini, içeriğini veya görünümünü farklı bir hale getirmek, başka türlü yapmak. Genellikle küçük veya orta ölçekli değişiklikler için kullanılır, tamamen yeniden yapmaktan ziyade…

appoint

atamak

Fiiller

Bir kişiyi resmi olarak bir göreve, pozisyona veya işe getirmek; bir görev için seçmek ve tayin etmek. Ayrıca, bir toplantı veya randevu için zaman ve yer belirlemek anlamında da kullanılabilir.

assume

varsaymak, farz etmek

Fiiller

Bir şeyin doğru olduğunu kanıt olmadan kabul etmek veya bir durumun gerçekleşeceğini düşünerek hareket etmek. Ayrıca, bir rolü veya sorumluluğu üstlenmek anlamında da kullanılır.

assure

temin etmek, garanti etmek

Fiiller

Bir şeyin kesinlikle olacağına veya doğru olduğuna dair güvence vermek, söz vermek veya bir durumu garanti altına almak anlamına gelir. Bir kişiyi endişelerinden kurtarmak için güven vermek için de ku…

bind

bağlamak

Fiiller

Bir şeyi başka bir şeye fiziksel olarak sabitlemek, tutturmak veya bir arada tutmak için kullanılan fiil. Ayrıca, bir sözleşme veya yasal yükümlülük altına sokmak, mecazen bir duruma veya duyguya haps…