struggle

//ˈstrʌɡl//

Fiiller
B2

Çeviri

uğraşmak, mücadele etmek

Tanım

'Struggle' fiili, bir hedefe ulaşmak veya bir zorluğun üstesinden gelmek için büyük çaba ve gayret göstermek anlamına gelir. Bu kullanım, genellikle zorlu, yorucu veya uzun süren bir çabayı ifade eder. Kişisel gelişim, zor bir görevi tamamlama veya engelleri aşma bağlamlarında sıkça kullanılır. Günlük dilde ve resmi bağlamlarda yaygındır.

Örnek

  • She struggled to finish the marathon, but her determination kept her going.

    Maratonu bitirmek için uğraştı ama kararlılığı onu devam ettirdi.

  • Many students struggle with advanced mathematics in their first year.

    Birçok öğrenci ilk yıllarında ileri matematikle mücadele eder.

  • He has been struggling to learn Turkish for the past six months.

    Son altı aydır Türkçe öğrenmek için uğraşıyor.

  • The company is struggling to adapt to the new market regulations.

    Şirket, yeni piyasa düzenlemelerine uyum sağlamak için mücadele ediyor.

  • I watched the little bird struggle to free itself from the net.

    Küçük kuşun ağdan kurtulmak için verdiği mücadeleyi izledim.

  • They struggled for years to save enough money for a house.

    Bir ev için yeterli parayı biriktirmek üzere yıllarca uğraştılar.

  • As a single parent, she often struggles to balance work and family life.

    Bekar bir ebeveyn olarak, iş ve aile hayatını dengelemek için sık sık mücadele ediyor.

  • The team struggled against the strong wind during the sailing competition.

    Takım, yelken yarışması sırasında güçlü rüzgara karşı mücadele etti.

  • We shouldn't give up; we must struggle to achieve our dreams.

    Pes etmemeliyiz; hayallerimize ulaşmak için uğraşmalıyız.

  • The patient is struggling to recover after the major surgery.

    Hasta, büyük ameliyattan sonra iyileşmek için mücadele ediyor.

Eş anlamlılar

çabalamak
gayret etmek
savaşmak

Diğer anlamlar

  • B1
    zorlukla mücadele etmekBu anlama git
  • B2
    çaba sarf etmek, uğraşmak(bu sayfa)

İlgili kelimeler

retreat

geri çekilmek

Fiiller

Bir yerden veya durumdan uzaklaşmak, geri çekilmek; özellikle bir tehdit, tehlike veya rahatsız edici bir durumdan kaçınmak için. Ayrıca, inzivaya çekilmek, sessiz ve huzurlu bir yere gitmek anlamında…

govern

yönetmek

Fiiller

Bir ülkeyi, kurumu, organizasyonu veya süreci idare etmek, yönlendirmek ve kontrol etmek. Kurallar koymak, kararlar almak ve bir sistemin işleyişinden sorumlu olmak anlamına gelir. Ayrıca, bir şeyin d…

insure

sigortalamak

Fiiller

Bir şeyin (mal, mülk, hayat, sağlık vb.) olası bir risk, zarar veya kayba karşı güvence altına alınması için bir sigorta şirketiyle anlaşma yapmak, poliçe düzenlemek. Ayrıca, bir şeyi garanti altına a…

accuse

suçlamak

Fiiller

Bir kişiyi bir suç veya yanlış bir eylem işlemekle itham etmek, onu bir kabahatle suçlu olarak göstermek. Resmi bir suçlama veya günlük konuşmada birini bir şeyden sorumlu tutmak anlamında kullanılır.

adapt

uyum sağlamak, adapte olmak

Fiiller

Bir şeyi yeni koşullara, durumlara veya ortamlara göre değiştirmek, ayarlamak veya kendini bu yeni şartlara alıştırmak. Bu süreç fiziksel, davranışsal veya zihinsel bir değişimi içerebilir.

alter

değiştirmek

Fiiller

Bir şeyin durumunu, biçimini, içeriğini veya görünümünü farklı bir hale getirmek, başka türlü yapmak. Genellikle küçük veya orta ölçekli değişiklikler için kullanılır, tamamen yeniden yapmaktan ziyade…

appoint

atamak

Fiiller

Bir kişiyi resmi olarak bir göreve, pozisyona veya işe getirmek; bir görev için seçmek ve tayin etmek. Ayrıca, bir toplantı veya randevu için zaman ve yer belirlemek anlamında da kullanılabilir.

assume

varsaymak, farz etmek

Fiiller

Bir şeyin doğru olduğunu kanıt olmadan kabul etmek veya bir durumun gerçekleşeceğini düşünerek hareket etmek. Ayrıca, bir rolü veya sorumluluğu üstlenmek anlamında da kullanılır.

assure

temin etmek, garanti etmek

Fiiller

Bir şeyin kesinlikle olacağına veya doğru olduğuna dair güvence vermek, söz vermek veya bir durumu garanti altına almak anlamına gelir. Bir kişiyi endişelerinden kurtarmak için güven vermek için de ku…

bind

bağlamak

Fiiller

Bir şeyi başka bir şeye fiziksel olarak sabitlemek, tutturmak veya bir arada tutmak için kullanılan fiil. Ayrıca, bir sözleşme veya yasal yükümlülük altına sokmak, mecazen bir duruma veya duyguya haps…