shore

//ʃɔːr//

Fiiller
B2

Çeviri

desteklemek, güçlendirmek

Tanım

'Shore' fiili, bir şeyin düşmesini veya çökmesini önlemek için ona destek eklemek, sağlamlaştırmak veya güçlendirmek anlamına gelir. Genellikle fiziksel yapıları (duvar, bina) veya daha soyut şeyleri (ekonomi, güven) ayakta tutmak için kullanılır. Bu kullanım, 'kıyı' anlamındaki isimden farklıdır ve genellikle 'up' edatı ile birlikte (shore up) kullanılır. Resmi ve günlük bağlamlarda, bir şeyi zayıflıktan veya başarısızlıktan korumak için alınan önlemleri ifade eder.

Örnek

  • The construction crew had to shore up the old wall before the storm.

    İnşaat ekibi fırtınadan önce eski duvarı desteklemek zorunda kaldı.

  • The government announced new measures to shore up the struggling economy.

    Hükümet, zor durumdaki ekonomiyi güçlendirmek için yeni önlemler açıkladı.

  • We used wooden beams to shore the ceiling and prevent a collapse.

    Çökmesini önlemek için tavanı ahşap kirişlerle destekledik.

  • The manager tried to shore up team morale after the consecutive losses.

    Yönetici, art arda gelen kayıplardan sonra takım moralini güçlendirmeye çalıştı.

  • Additional funding was needed to shore up the failing healthcare system.

    Başarısız olan sağlık sistemini desteklemek için ek fon gerekiyordu.

  • They shored up the riverbank with sandbags to prevent flooding.

    Taşkını önlemek için nehir kıyısını kum torbalarıyla güçlendirdiler.

  • The new evidence helped shore up their legal argument.

    Yeni delil, onların hukuki argümanını desteklemeye yardımcı oldu.

  • The company is taking steps to shore up its cybersecurity defenses.

    Şirket, siber güvenlik savunmalarını güçlendirmek için adımlar atıyor.

  • International aid was sent to shore up the country's food supplies.

    Ülkenin gıda tedarikini desteklemek için uluslararası yardım gönderildi.

  • He used facts and data to shore up his presentation and make it more convincing.

    Sunumunu daha ikna edici hale getirmek ve desteklemek için gerçekler ve veriler kullandı.

Eş anlamlılar

takviye etmek
sağlamlaştırmak
pekiştirmek

Diğer anlamlar

  • B1
    kıyı, sahilBu anlama git
  • B2
    desteklemek, güçlendirmek (fiil)(bu sayfa)

İlgili kelimeler

retreat

geri çekilmek

Fiiller

Bir yerden veya durumdan uzaklaşmak, geri çekilmek; özellikle bir tehdit, tehlike veya rahatsız edici bir durumdan kaçınmak için. Ayrıca, inzivaya çekilmek, sessiz ve huzurlu bir yere gitmek anlamında…

govern

yönetmek

Fiiller

Bir ülkeyi, kurumu, organizasyonu veya süreci idare etmek, yönlendirmek ve kontrol etmek. Kurallar koymak, kararlar almak ve bir sistemin işleyişinden sorumlu olmak anlamına gelir. Ayrıca, bir şeyin d…

insure

sigortalamak

Fiiller

Bir şeyin (mal, mülk, hayat, sağlık vb.) olası bir risk, zarar veya kayba karşı güvence altına alınması için bir sigorta şirketiyle anlaşma yapmak, poliçe düzenlemek. Ayrıca, bir şeyi garanti altına a…

accuse

suçlamak

Fiiller

Bir kişiyi bir suç veya yanlış bir eylem işlemekle itham etmek, onu bir kabahatle suçlu olarak göstermek. Resmi bir suçlama veya günlük konuşmada birini bir şeyden sorumlu tutmak anlamında kullanılır.

adapt

uyum sağlamak, adapte olmak

Fiiller

Bir şeyi yeni koşullara, durumlara veya ortamlara göre değiştirmek, ayarlamak veya kendini bu yeni şartlara alıştırmak. Bu süreç fiziksel, davranışsal veya zihinsel bir değişimi içerebilir.

alter

değiştirmek

Fiiller

Bir şeyin durumunu, biçimini, içeriğini veya görünümünü farklı bir hale getirmek, başka türlü yapmak. Genellikle küçük veya orta ölçekli değişiklikler için kullanılır, tamamen yeniden yapmaktan ziyade…

appoint

atamak

Fiiller

Bir kişiyi resmi olarak bir göreve, pozisyona veya işe getirmek; bir görev için seçmek ve tayin etmek. Ayrıca, bir toplantı veya randevu için zaman ve yer belirlemek anlamında da kullanılabilir.

assume

varsaymak, farz etmek

Fiiller

Bir şeyin doğru olduğunu kanıt olmadan kabul etmek veya bir durumun gerçekleşeceğini düşünerek hareket etmek. Ayrıca, bir rolü veya sorumluluğu üstlenmek anlamında da kullanılır.

assure

temin etmek, garanti etmek

Fiiller

Bir şeyin kesinlikle olacağına veya doğru olduğuna dair güvence vermek, söz vermek veya bir durumu garanti altına almak anlamına gelir. Bir kişiyi endişelerinden kurtarmak için güven vermek için de ku…

bind

bağlamak

Fiiller

Bir şeyi başka bir şeye fiziksel olarak sabitlemek, tutturmak veya bir arada tutmak için kullanılan fiil. Ayrıca, bir sözleşme veya yasal yükümlülük altına sokmak, mecazen bir duruma veya duyguya haps…