treat

//triːt//

Fiiller
B1

Çeviri

tedavi etmek

Tanım

Treat fiili, bir hastalığı, yarayı veya sağlık sorununu iyileştirmek amacıyla tıbbi müdahalede bulunmak anlamına gelir. Doktorlar, hemşireler veya diğer sağlık profesyonelleri tarafından uygulanan ilaç, terapi veya cerrahi gibi yöntemleri kapsar. Bu kullanımda treat, genellikle bir hastalığın semptomlarını hafifletmek veya tamamen ortadan kaldırmak için yapılan planlı bir süreci ifade eder. Kelime, günlük dilde de sağlıkla ilgili bağlamlarda sıkça kullanılır ve resmi tıbbi metinlerden sohbetlere kadar geniş bir yelpazede yer alır.

Örnek

  • The doctor will treat the patient with antibiotics.

    Doktor, hastayı antibiyotiklerle tedavi edecek.

  • This cream is used to treat skin infections.

    Bu krem, cilt enfeksiyonlarını tedavi etmek için kullanılır.

  • They are treating her cancer with chemotherapy.

    Onun kanserini kemoterapi ile tedavi ediyorlar.

  • The hospital treats hundreds of patients every day.

    Hastane her gün yüzlerce hastayı tedavi ediyor.

  • He was treated for a broken leg at the emergency room.

    Acil serviste kırık bir bacak için tedavi edildi.

  • Veterinarians treat animals with various illnesses.

    Veterinerler, çeşitli hastalıkları olan hayvanları tedavi eder.

  • The dentist treated my tooth decay with a filling.

    Diş hekimi, çürüğümü dolgu ile tedavi etti.

  • New drugs are being developed to treat Alzheimer's disease.

    Alzheimer hastalığını tedavi etmek için yeni ilaçlar geliştiriliyor.

  • She was treated for depression with therapy and medication.

    Depresyon için terapi ve ilaçla tedavi edildi.

  • The clinic treats minor injuries like cuts and bruises.

    Klinik, kesik ve morluk gibi küçük yaralanmaları tedavi eder.

Eş anlamlılar

iyileştirmek
sağaltmak
tedavi uygulamak

Diğer anlamlar

İlgili kelimeler

remain

kalmak

Fiiller

Bir yerde veya durumda süreklilik göstermek, ayrılmamak, devam etmek. Ayrıca, bir şeyin varlığını veya durumunu korumak, değişmemek anlamlarında da kullanılır.

resist

direnmek

Fiiller

Bir güce, baskıya, etkiye veya cazibeye karşı durmak, karşı koymak, dayanmak. Fiziksel bir kuvvete karşı durmak veya bir dürtüyü, isteği kontrol etmek anlamlarında kullanılır.

admit

kabul etmek, itiraf etmek

Fiiller

Bir şeyin doğru olduğunu veya bir gerçeği söylemek; bir suçu veya hatayı üstlenmek. Ayrıca, birinin bir yere (okul, hastane, kulüp vb.) girmesine veya katılmasına izin vermek anlamına da gelir.

advertise

ilan vermek

Fiiller

Bir ürün, hizmet veya etkinliği tanıtmak, duyurmak veya satışını artırmak amacıyla halka duyurmak. Genellikle reklam yoluyla, bir mesajı geniş kitlelere ulaştırmak için kullanılır.

amaze

hayret ettirmek, şaşırtmak

Fiiller

Birini çok şaşırtmak, hayrete düşürmek veya büyük bir etki bırakmak anlamına gelen fiil. Genellikle olumlu, etkileyici veya beklenmedik bir durum karşısında duyulan şaşkınlığı ifade eder.

arrange

düzenlemek, ayarlamak

Fiiller

Bir şeyi belirli bir sıraya, düzene veya plana göre yerleştirmek, organize etmek veya hazırlamak. Ayrıca, bir etkinliği planlamak veya bir anlaşma sağlamak anlamlarında da kullanılır.

bother

rahatsız etmek

Fiiller

Birini tedirgin etmek, huzurunu kaçırmak veya bir şey için zahmete sokmak anlamına gelir. Ayrıca, bir şeyle uğraşmak veya ilgilenmek anlamında da kullanılabilir. 'Can't be bothered' ifadesi ise bir şe…

charge

şarj etmek, yüklemek, ücret, suçlama

Fiiller

'Charge' kelimesi bağlama göre birden fazla anlama gelir. 1) Bir cihazın pilini elektrik enerjisi ile doldurmak (şarj etmek). 2) Bir şeyi (örneğin bir görevi veya sorumluluğu) birine vermek, yüklemek.…

consider

düşünmek, göz önünde bulundurmak

Fiiller

Bir şeyi akıldan geçirmek, üzerinde düşünmek, değerlendirmek veya bir karar verirken hesaba katmak anlamına gelir. Bir fikri, olasılığı veya durumu ciddi bir şekilde ele almayı ifade eder.

depend

bağımlı olmak

Fiiller

Bir şeyin veya birinin varlığını, işleyişini veya gerçekleşmesini başka bir şeye veya kişiye dayandırmak; bir koşula, desteğe veya kaynağa ihtiyaç duymak.