suffer

//ˈsʌfər//

Fiiller
B1

Çeviri

acı çekmek

Tanım

Suffer, fiziksel veya duygusal bir ağrı, acı veya rahatsızlık deneyimlemek anlamına gelir. Bu fiil, bir hastalıktan, yaralanmadan veya yoğun bir duygusal durumdan kaynaklanan ıstırap çekmeyi ifade eder. Genellikle uzun süreli veya şiddetli bir sıkıntı durumunu anlatmak için kullanılır. Günlük konuşmada ve resmi bağlamlarda yaygındır.

Örnek

  • He suffers from chronic back pain.

    Kronik sırt ağrısından acı çekiyor.

  • Many people suffer in silence with mental health issues.

    Birçok insan ruh sağlığı sorunlarıyla sessizce acı çeker.

  • She suffered a great loss when her pet died.

    Evcil hayvanı öldüğünde büyük bir kayıptan acı çekti.

  • Patients suffering from the flu should rest and drink fluids.

    Gripten acı çeken hastalar dinlenmeli ve sıvı tüketmelidir.

  • The athlete suffered a severe injury during the match.

    Sporcu maç sırasında ciddi bir yaralanmadan acı çekti.

  • Children should not suffer because of their parents' mistakes.

    Çocuklar ebeveynlerinin hataları yüzünden acı çekmemelidir.

  • He is suffering from a terrible headache.

    Korkunç bir baş ağrısından acı çekiyor.

  • Animals in the wild often suffer during harsh winters.

    Vahşi doğadaki hayvanlar genellikle sert kışlar sırasında acı çeker.

  • She suffered emotionally after the argument with her friend.

    Arkadaşıyla tartıştıktan sonra duygusal olarak acı çekti.

  • The old man suffers from arthritis in his knees.

    Yaşlı adam dizlerindeki artritten acı çekiyor.

Eş anlamlılar

ıstırap çekmek
ağrı duymak
elem çekmek

Diğer anlamlar

  • B1
    acı çekmek, ağrı duymak(bu sayfa)
  • B2
    kötü bir duruma katlanmak, maruz kalmakBu anlama git

İlgili kelimeler

remain

kalmak

Fiiller

Bir yerde veya durumda süreklilik göstermek, ayrılmamak, devam etmek. Ayrıca, bir şeyin varlığını veya durumunu korumak, değişmemek anlamlarında da kullanılır.

resist

direnmek

Fiiller

Bir güce, baskıya, etkiye veya cazibeye karşı durmak, karşı koymak, dayanmak. Fiziksel bir kuvvete karşı durmak veya bir dürtüyü, isteği kontrol etmek anlamlarında kullanılır.

admit

kabul etmek, itiraf etmek

Fiiller

Bir şeyin doğru olduğunu veya bir gerçeği söylemek; bir suçu veya hatayı üstlenmek. Ayrıca, birinin bir yere (okul, hastane, kulüp vb.) girmesine veya katılmasına izin vermek anlamına da gelir.

advertise

ilan vermek

Fiiller

Bir ürün, hizmet veya etkinliği tanıtmak, duyurmak veya satışını artırmak amacıyla halka duyurmak. Genellikle reklam yoluyla, bir mesajı geniş kitlelere ulaştırmak için kullanılır.

amaze

hayret ettirmek, şaşırtmak

Fiiller

Birini çok şaşırtmak, hayrete düşürmek veya büyük bir etki bırakmak anlamına gelen fiil. Genellikle olumlu, etkileyici veya beklenmedik bir durum karşısında duyulan şaşkınlığı ifade eder.

arrange

düzenlemek, ayarlamak

Fiiller

Bir şeyi belirli bir sıraya, düzene veya plana göre yerleştirmek, organize etmek veya hazırlamak. Ayrıca, bir etkinliği planlamak veya bir anlaşma sağlamak anlamlarında da kullanılır.

bother

rahatsız etmek

Fiiller

Birini tedirgin etmek, huzurunu kaçırmak veya bir şey için zahmete sokmak anlamına gelir. Ayrıca, bir şeyle uğraşmak veya ilgilenmek anlamında da kullanılabilir. 'Can't be bothered' ifadesi ise bir şe…

charge

şarj etmek, yüklemek, ücret, suçlama

Fiiller

'Charge' kelimesi bağlama göre birden fazla anlama gelir. 1) Bir cihazın pilini elektrik enerjisi ile doldurmak (şarj etmek). 2) Bir şeyi (örneğin bir görevi veya sorumluluğu) birine vermek, yüklemek.…

consider

düşünmek, göz önünde bulundurmak

Fiiller

Bir şeyi akıldan geçirmek, üzerinde düşünmek, değerlendirmek veya bir karar verirken hesaba katmak anlamına gelir. Bir fikri, olasılığı veya durumu ciddi bir şekilde ele almayı ifade eder.

depend

bağımlı olmak

Fiiller

Bir şeyin veya birinin varlığını, işleyişini veya gerçekleşmesini başka bir şeye veya kişiye dayandırmak; bir koşula, desteğe veya kaynağa ihtiyaç duymak.