struggle

//ˈstrʌɡl//

Fiiller
B1

Çeviri

mücadele etmek

Tanım

Struggle, bir zorluğun, engelin veya güç bir durumun üstesinden gelmek için büyük çaba ve gayret göstermek anlamına gelir. Bu fiil, fiziksel, zihinsel veya duygusal bir çabayı ifade eder ve genellikle zorlanılan bir süreci tarif eder. Örneğin, bir hastalıkla, finansal sorunlarla, anlamakta güçlük çekilen bir konuyla veya zorlu koşullarda hayatta kalmak için mücadele edilebilir. Bu kullanımda, sadece zorlanmak değil, aktif bir direniş ve çaba söz konusudur.

Örnek

  • She had to struggle for years to overcome her illness.

    Hastalığının üstesinden gelmek için yıllarca mücadele etmek zorunda kaldı.

  • Many families struggle to pay their bills at the end of the month.

    Birçok aile ay sonunda faturalarını ödemek için mücadele eder.

  • The small business struggled to survive during the economic crisis.

    Küçük işletme, ekonomik kriz sırasında hayatta kalmak için mücadele etti.

  • He is struggling with the new math concepts.

    Yeni matematik kavramlarıyla mücadele ediyor.

  • The team struggled against the strong wind to reach the summit.

    Ekip, zirveye ulaşmak için güçlü rüzgara karşı mücadele etti.

  • They struggled for hours to free the car from the mud.

    Arabayı çamurdan kurtarmak için saatlerce mücadele ettiler.

  • As a single parent, she struggled to balance work and family life.

    Tek ebeveyn olarak, iş ve aile hayatını dengelemek için mücadele etti.

  • The athlete struggled with an injury but finished the race.

    Sporcu bir sakatlıkla mücadele etti ama yarışı bitirdi.

  • We watched the little bird struggle to fly for the first time.

    Küçük kuşun ilk kez uçmak için verdiği mücadeleyi izledik.

  • The country is struggling with high inflation and unemployment.

    Ülke, yüksek enflasyon ve işsizlikle mücadele ediyor.

Eş anlamlılar

uğraşmak
çabalamak
savaşmak

Diğer anlamlar

  • B1
    zorlukla mücadele etmek(bu sayfa)
  • B2
    çaba sarf etmek, uğraşmakBu anlama git

İlgili kelimeler

remain

kalmak

Fiiller

Bir yerde veya durumda süreklilik göstermek, ayrılmamak, devam etmek. Ayrıca, bir şeyin varlığını veya durumunu korumak, değişmemek anlamlarında da kullanılır.

resist

direnmek

Fiiller

Bir güce, baskıya, etkiye veya cazibeye karşı durmak, karşı koymak, dayanmak. Fiziksel bir kuvvete karşı durmak veya bir dürtüyü, isteği kontrol etmek anlamlarında kullanılır.

admit

kabul etmek, itiraf etmek

Fiiller

Bir şeyin doğru olduğunu veya bir gerçeği söylemek; bir suçu veya hatayı üstlenmek. Ayrıca, birinin bir yere (okul, hastane, kulüp vb.) girmesine veya katılmasına izin vermek anlamına da gelir.

advertise

ilan vermek

Fiiller

Bir ürün, hizmet veya etkinliği tanıtmak, duyurmak veya satışını artırmak amacıyla halka duyurmak. Genellikle reklam yoluyla, bir mesajı geniş kitlelere ulaştırmak için kullanılır.

amaze

hayret ettirmek, şaşırtmak

Fiiller

Birini çok şaşırtmak, hayrete düşürmek veya büyük bir etki bırakmak anlamına gelen fiil. Genellikle olumlu, etkileyici veya beklenmedik bir durum karşısında duyulan şaşkınlığı ifade eder.

arrange

düzenlemek, ayarlamak

Fiiller

Bir şeyi belirli bir sıraya, düzene veya plana göre yerleştirmek, organize etmek veya hazırlamak. Ayrıca, bir etkinliği planlamak veya bir anlaşma sağlamak anlamlarında da kullanılır.

bother

rahatsız etmek

Fiiller

Birini tedirgin etmek, huzurunu kaçırmak veya bir şey için zahmete sokmak anlamına gelir. Ayrıca, bir şeyle uğraşmak veya ilgilenmek anlamında da kullanılabilir. 'Can't be bothered' ifadesi ise bir şe…

charge

şarj etmek, yüklemek, ücret, suçlama

Fiiller

'Charge' kelimesi bağlama göre birden fazla anlama gelir. 1) Bir cihazın pilini elektrik enerjisi ile doldurmak (şarj etmek). 2) Bir şeyi (örneğin bir görevi veya sorumluluğu) birine vermek, yüklemek.…

consider

düşünmek, göz önünde bulundurmak

Fiiller

Bir şeyi akıldan geçirmek, üzerinde düşünmek, değerlendirmek veya bir karar verirken hesaba katmak anlamına gelir. Bir fikri, olasılığı veya durumu ciddi bir şekilde ele almayı ifade eder.

depend

bağımlı olmak

Fiiller

Bir şeyin veya birinin varlığını, işleyişini veya gerçekleşmesini başka bir şeye veya kişiye dayandırmak; bir koşula, desteğe veya kaynağa ihtiyaç duymak.