shore

//ʃɔːr//

İsimler
B1

Çeviri

kıyı, sahil

Tanım

Shore, bir su kütlesinin (deniz, göl veya nehir) kara ile buluştuğu toprak şeridini ifade eder. Genellikle kum, çakıl veya kayalıklardan oluşan bu alan, dinlenme, yürüyüş ve su sporları için kullanılır. Deniz kıyısı (seashore) ve göl kıyısı (lakeshore) gibi türleri vardır. Resmi ve günlük kullanımda yaygındır.

Örnek

  • We walked along the shore, collecting seashells.

    Kıyı boyunca yürüdük, deniz kabukları topladık.

  • The children built a sandcastle on the shore of the lake.

    Çocuklar gölün kıyısında bir kumdan kale yaptılar.

  • From the shore, we could see the distant ships.

    Sahilden uzaktaki gemileri görebiliyorduk.

  • The hotel is located right on the shore, offering beautiful sea views.

    Otel tam sahilde yer alıyor ve güzel deniz manzarası sunuyor.

  • After the storm, a lot of debris washed up on the shore.

    Fırtınadan sonra, kıyıya çok fazla enkaz vurdu.

  • They decided to have a picnic on the rocky shore.

    Kayalık kıyıda piknik yapmaya karar verdiler.

  • The river's shore is lined with tall trees.

    Nehrin kıyısı uzun ağaçlarla çevrilidir.

  • Fishing boats were anchored close to the shore.

    Balıkçı tekneleri kıyıya yakın demirlemişti.

  • The sound of the waves hitting the shore is very relaxing.

    Dalgaların kıyıya vurma sesi çok rahatlatıcı.

  • We followed the shore until we reached the small village.

    Küçük köye ulaşana kadar kıyıyı takip ettik.

Eş anlamlılar

kıyı
sahil
deniz kenarı
kıyı şeridi

Diğer anlamlar

  • B1
    kıyı, sahil(bu sayfa)
  • B2
    desteklemek, güçlendirmek (fiil)Bu anlama git

İlgili kelimeler

infant

bebek

İsimler

Doğumdan yaklaşık bir yaşına kadar olan çok küçük çocuk; yeni doğmuş veya çok genç bir insan yavrusu. Bu dönemdeki çocuklar henüz yürüyemez ve konuşamazlar.

union

birlik

İsimler

İki veya daha fazla kişi, grup, kuruluş veya devletin ortak bir amaç, çıkar veya ilke doğrultusunda bir araya gelmesiyle oluşan topluluk veya örgüt. Ayrıca, farklı parçaların birleşmesiyle oluşan bütü…

saucer

fincan tabağı

İsimler

Bir fincanın altına konulan, genellikle porselen veya seramikten yapılmış, yuvarlak ve düz tabak. Fincanı taşımak, sıcak fincanı masaya koymak veya fincandan sızan sıvıları toplamak için kullanılır. A…

proof

kanıt

İsimler

Bir şeyin doğruluğunu, gerçekliğini veya varlıını gösteren somut delil, belge veya mantıksal gösterim. Matematik ve mantıkta, bir önermenin doğruluğunu kesin olarak gösteren akıl yürütme dizisi.

belief

inanç

İsimler

Bir şeyin doğru, gerçek veya var olduğuna dair zihinsel kabul; bir fikre, ilkeye veya öğretiye duyulan güven ve bağlılık. İnanç, genellikle kanıt gerektirmeyen, kişisel veya toplumsal bir kabuldür.

nerve

sinir

İsimler

Sinir, vücutta duyuları ve hareketi kontrol eden, beyin ve omurilikten çıkan ince liflerden oluşan yapıdır. Ayrıca, mecazi olarak cesaret, cüret veya soğukkanlılık anlamında da kullanılır.

billion

milyar

İsimler

Bir milyar, sayısal değer olarak 1.000.000.000 (bin milyon) veya 1.000.000.000.000 (bir milyon milyon) anlamına gelen bir sayıdır. Türkçede genellikle 'kısa ölçek' sistemi kullanılır ve 1 milyar = 1.0…

cause

neden, sebep

İsimler

Bir olayın, durumun veya eylemin gerçekleşmesine yol açan şey; bir şeyin olmasına veya yapılmasına neden olan faktör. Ayrıca, bir amaç veya ideal uğruna çalışmak anlamında da kullanılabilir.

comfort

rahatlık, konfor

İsimler

Fiziksel veya zihinsel olarak huzurlu, sıkıntısız ve hoş bir durum; acı, endişe veya rahatsızlıktan uzak olma hali. Ayrıca, birini teselli etme, rahatlatma eylemi veya bu amaçla söylenen söz anlamında…

control

kontrol

İsimler

Bir şeyi yönetmek, düzenlemek veya denetlemek için uygulanan güç veya yetki. Ayrıca, bir sistemin, sürecin veya durumun istenen şekilde işlemesini sağlamak için alınan önlemler veya kurallar bütünü an…