row

//roʊ//

Fiiller
B1

Çeviri

kürek çekmek

Tanım

Row, bir tekneyi hareket ettirmek için kürekleri suda çekmek anlamına gelen bir fiildir. Genellikle bir kayık, sandal veya yarış teknesi gibi kürekle giden araçlarda yapılan fiziksel bir aktiviteyi ifade eder. Bu eylem, teknenin ilerlemesi için küreklerin suya batırılıp geriye doğru çekilmesiyle gerçekleşir. Spor, rekreatif aktivite veya ulaşım amacıyla yapılabilir. Kullanımı genellikle 'to row a boat' (bir tekneyi küreklemek) şeklindedir.

Örnek

  • We learned how to row a boat on the lake last summer.

    Geçen yaz gölde nasıl tekne kürekleyeceğimizi öğrendik.

  • He can row very fast and is part of the university rowing team.

    O çok hızlı kürek çekebilir ve üniversitenin kürek takımının bir parçasıdır.

  • It took them two hours to row across the river.

    Nehrin karşısına geçmek için kürek çekmeleri iki saat sürdü.

  • She offered to row while I relaxed and enjoyed the scenery.

    Ben manzaranın tadını çıkarıp dinlenirken o kürek çekmeyi teklif etti.

  • They had to row against the strong current to reach the shore.

    Kıyıya ulaşmak için güçlü akıntıya karşı kürek çekmek zorunda kaldılar.

  • My grandfather taught me to row when I was just a child.

    Büyükbabam bana kürek çekmeyi daha çocukken öğretti.

  • If we want to get back before dark, we need to start rowing now.

    Hava kararmadan geri dönmek istiyorsak, şimdi kürek çekmeye başlamalıyız.

  • Rowing is excellent exercise for your arms and back muscles.

    Kürek çekmek, kol ve sırt kaslarınız için mükemmel bir egzersizdir.

  • We decided to rent a small boat and row around the bay.

    Küçük bir tekne kiralayıp koyun etrafında kürek çekmeye karar verdik.

  • Can you row in a straight line, or do we keep going in circles?

    Düz bir çizgide kürek çekebilir misin, yoksa hep daireler mi çiziyoruz?

Eş anlamlılar

küreklemek

Diğer anlamlar

İlgili kelimeler

remain

kalmak

Fiiller

Bir yerde veya durumda süreklilik göstermek, ayrılmamak, devam etmek. Ayrıca, bir şeyin varlığını veya durumunu korumak, değişmemek anlamlarında da kullanılır.

resist

direnmek

Fiiller

Bir güce, baskıya, etkiye veya cazibeye karşı durmak, karşı koymak, dayanmak. Fiziksel bir kuvvete karşı durmak veya bir dürtüyü, isteği kontrol etmek anlamlarında kullanılır.

admit

kabul etmek, itiraf etmek

Fiiller

Bir şeyin doğru olduğunu veya bir gerçeği söylemek; bir suçu veya hatayı üstlenmek. Ayrıca, birinin bir yere (okul, hastane, kulüp vb.) girmesine veya katılmasına izin vermek anlamına da gelir.

advertise

ilan vermek

Fiiller

Bir ürün, hizmet veya etkinliği tanıtmak, duyurmak veya satışını artırmak amacıyla halka duyurmak. Genellikle reklam yoluyla, bir mesajı geniş kitlelere ulaştırmak için kullanılır.

amaze

hayret ettirmek, şaşırtmak

Fiiller

Birini çok şaşırtmak, hayrete düşürmek veya büyük bir etki bırakmak anlamına gelen fiil. Genellikle olumlu, etkileyici veya beklenmedik bir durum karşısında duyulan şaşkınlığı ifade eder.

arrange

düzenlemek, ayarlamak

Fiiller

Bir şeyi belirli bir sıraya, düzene veya plana göre yerleştirmek, organize etmek veya hazırlamak. Ayrıca, bir etkinliği planlamak veya bir anlaşma sağlamak anlamlarında da kullanılır.

bother

rahatsız etmek

Fiiller

Birini tedirgin etmek, huzurunu kaçırmak veya bir şey için zahmete sokmak anlamına gelir. Ayrıca, bir şeyle uğraşmak veya ilgilenmek anlamında da kullanılabilir. 'Can't be bothered' ifadesi ise bir şe…

charge

şarj etmek, yüklemek, ücret, suçlama

Fiiller

'Charge' kelimesi bağlama göre birden fazla anlama gelir. 1) Bir cihazın pilini elektrik enerjisi ile doldurmak (şarj etmek). 2) Bir şeyi (örneğin bir görevi veya sorumluluğu) birine vermek, yüklemek.…

consider

düşünmek, göz önünde bulundurmak

Fiiller

Bir şeyi akıldan geçirmek, üzerinde düşünmek, değerlendirmek veya bir karar verirken hesaba katmak anlamına gelir. Bir fikri, olasılığı veya durumu ciddi bir şekilde ele almayı ifade eder.

depend

bağımlı olmak

Fiiller

Bir şeyin veya birinin varlığını, işleyişini veya gerçekleşmesini başka bir şeye veya kişiye dayandırmak; bir koşula, desteğe veya kaynağa ihtiyaç duymak.