qualify

//ˈkwɒl.ɪ.faɪ//

Fiiller
B1

Çeviri

hak kazanmak, nitelik kazanmak

Tanım

Qualify, bir şartı yerine getirerek veya gerekli standartları karşılayarak bir hak, ayrıcalık veya bir sonraki aşamaya geçme yetkisi elde etmek anlamına gelir. Genellikle yarışmalarda, sınavlarda veya belirli kriterlerin sağlanması gereken durumlarda kullanılır. Bir spor takımının finallere katılma hakkı kazanması veya bir kişinin bir iş için gerekli niteliklere sahip olması bu fiilin tipik kullanım alanlarıdır.

Örnek

  • Our team needs to win this match to qualify for the finals.

    Takımımızın finallere katılma hakkı kazanması için bu maçı kazanması gerekiyor.

  • She studied hard to qualify as a doctor.

    Doktor olma niteliği kazanmak için çok çalıştı.

  • You must score at least 70% on the test to qualify for the advanced course.

    İleri seviye kursa katılma hakkı kazanmak için sınavdan en az %70 almalısınız.

  • His experience qualified him for the managerial position.

    Onun deneyimi, yönetici pozisyonu için nitelik kazanmasını sağladı.

  • Only the top three runners will qualify for the national championship.

    Sadece ilk üç koşucu ulusal şampiyonaya katılma hakkı kazanacak.

  • To qualify for the student discount, you need to show your ID card.

    Öğrenci indiriminden yararlanma hakkı kazanmak için kimlik kartınızı göstermeniz gerekir.

  • The company's new product qualified for an international safety award.

    Şirketin yeni ürünü, uluslararası bir güvenlik ödülüne layık görülme hakkı kazandı.

  • After completing the internship, she qualified for a full-time job.

    Stajını tamamladıktan sonra, tam zamanlı bir iş için nitelik kazandı.

  • Athletes must meet strict time standards to qualify for the Olympics.

    Sporcuların Olimpiyat Oyunları'na katılma hakkı kazanması için katı zaman standartlarını karşılaması gerekir.

  • Does this certificate qualify me to work as a translator?

    Bu sertifika, çevirmen olarak çalışma niteliği kazanmamı sağlar mı?

Eş anlamlılar

layık olmak
ehil olmak
yeterli olmak

Diğer anlamlar

  • B1
    hak kazanmak, nitelik kazanmak(bu sayfa)
  • B2
    nitelendirmek, tanımlamakBu anlama git

İlgili kelimeler

remain

kalmak

Fiiller

Bir yerde veya durumda süreklilik göstermek, ayrılmamak, devam etmek. Ayrıca, bir şeyin varlığını veya durumunu korumak, değişmemek anlamlarında da kullanılır.

resist

direnmek

Fiiller

Bir güce, baskıya, etkiye veya cazibeye karşı durmak, karşı koymak, dayanmak. Fiziksel bir kuvvete karşı durmak veya bir dürtüyü, isteği kontrol etmek anlamlarında kullanılır.

admit

kabul etmek, itiraf etmek

Fiiller

Bir şeyin doğru olduğunu veya bir gerçeği söylemek; bir suçu veya hatayı üstlenmek. Ayrıca, birinin bir yere (okul, hastane, kulüp vb.) girmesine veya katılmasına izin vermek anlamına da gelir.

advertise

ilan vermek

Fiiller

Bir ürün, hizmet veya etkinliği tanıtmak, duyurmak veya satışını artırmak amacıyla halka duyurmak. Genellikle reklam yoluyla, bir mesajı geniş kitlelere ulaştırmak için kullanılır.

amaze

hayret ettirmek, şaşırtmak

Fiiller

Birini çok şaşırtmak, hayrete düşürmek veya büyük bir etki bırakmak anlamına gelen fiil. Genellikle olumlu, etkileyici veya beklenmedik bir durum karşısında duyulan şaşkınlığı ifade eder.

arrange

düzenlemek, ayarlamak

Fiiller

Bir şeyi belirli bir sıraya, düzene veya plana göre yerleştirmek, organize etmek veya hazırlamak. Ayrıca, bir etkinliği planlamak veya bir anlaşma sağlamak anlamlarında da kullanılır.

bother

rahatsız etmek

Fiiller

Birini tedirgin etmek, huzurunu kaçırmak veya bir şey için zahmete sokmak anlamına gelir. Ayrıca, bir şeyle uğraşmak veya ilgilenmek anlamında da kullanılabilir. 'Can't be bothered' ifadesi ise bir şe…

charge

şarj etmek, yüklemek, ücret, suçlama

Fiiller

'Charge' kelimesi bağlama göre birden fazla anlama gelir. 1) Bir cihazın pilini elektrik enerjisi ile doldurmak (şarj etmek). 2) Bir şeyi (örneğin bir görevi veya sorumluluğu) birine vermek, yüklemek.…

consider

düşünmek, göz önünde bulundurmak

Fiiller

Bir şeyi akıldan geçirmek, üzerinde düşünmek, değerlendirmek veya bir karar verirken hesaba katmak anlamına gelir. Bir fikri, olasılığı veya durumu ciddi bir şekilde ele almayı ifade eder.

depend

bağımlı olmak

Fiiller

Bir şeyin veya birinin varlığını, işleyişini veya gerçekleşmesini başka bir şeye veya kişiye dayandırmak; bir koşula, desteğe veya kaynağa ihtiyaç duymak.