pattern

//ˈpætərn//

İsimler
B1

Çeviri

örüntü, düzen

Tanım

Pattern, tekrarlanan veya düzenli bir şekilde ortaya çıkan bir olay, nesne veya fikirler dizisini ifade eder. Bu kavram, doğada, sanatta, matematikte veya günlük davranışlarda gözlemlenebilen belirli bir düzeni tanımlamak için kullanılır. Örneğin, bir kumaşın deseni, hava durumundaki değişimler veya insanların alışkanlıkları birer örüntü oluşturabilir. Bu anlamda, pattern, kaotik görünen durumların altında yatan düzenli yapıyı anlamamıza yardımcı olur.

Örnek

  • The tiles on the floor form a beautiful geometric pattern.

    Yerdeki fayanslar güzel bir geometrik örüntü oluşturuyor.

  • Scientists are studying the weather pattern to predict storms.

    Bilim insanları fırtınaları tahmin etmek için hava durumu düzenini inceliyor.

  • Her daily routine follows a strict pattern: coffee, work, exercise, then reading.

    Onun günlük rutini katı bir düzen izler: kahve, iş, egzersiz, ardından okuma.

  • The migration pattern of these birds changes every season.

    Bu kuşların göç örüntüsü her mevsim değişir.

  • We noticed a pattern in customer complaints about the website's speed.

    Web sitesinin hızıyla ilgili müşteri şikayetlerinde bir örüntü fark ettik.

  • The artist used a repeating floral pattern in her wallpaper design.

    Sanatçı, duvar kağıdı tasarımında tekrarlayan bir çiçek örüntüsü kullandı.

  • His spending pattern shows he buys most things at the end of the month.

    Onun harcama düzeni, çoğu şeyi ay sonunda aldığını gösteriyor.

  • Can you see a pattern in these numbers? 2, 4, 6, 8...

    Bu sayılarda bir örüntü görebiliyor musun? 2, 4, 6, 8...

  • The traffic pattern in the city center is always heavy during rush hour.

    Şehir merkezindeki trafik düzeni, yoğun saatlerde her zaman ağırdır.

  • The psychologist analyzed the patient's speech pattern for clues.

    Psikolog, ipuçları için hastanın konuşma örüntüsünü analiz etti.

Eş anlamlılar

desen
şablon
model
nizam

Diğer anlamlar

İlgili kelimeler

infant

bebek

İsimler

Doğumdan yaklaşık bir yaşına kadar olan çok küçük çocuk; yeni doğmuş veya çok genç bir insan yavrusu. Bu dönemdeki çocuklar henüz yürüyemez ve konuşamazlar.

union

birlik

İsimler

İki veya daha fazla kişi, grup, kuruluş veya devletin ortak bir amaç, çıkar veya ilke doğrultusunda bir araya gelmesiyle oluşan topluluk veya örgüt. Ayrıca, farklı parçaların birleşmesiyle oluşan bütü…

saucer

fincan tabağı

İsimler

Bir fincanın altına konulan, genellikle porselen veya seramikten yapılmış, yuvarlak ve düz tabak. Fincanı taşımak, sıcak fincanı masaya koymak veya fincandan sızan sıvıları toplamak için kullanılır. A…

proof

kanıt

İsimler

Bir şeyin doğruluğunu, gerçekliğini veya varlıını gösteren somut delil, belge veya mantıksal gösterim. Matematik ve mantıkta, bir önermenin doğruluğunu kesin olarak gösteren akıl yürütme dizisi.

belief

inanç

İsimler

Bir şeyin doğru, gerçek veya var olduğuna dair zihinsel kabul; bir fikre, ilkeye veya öğretiye duyulan güven ve bağlılık. İnanç, genellikle kanıt gerektirmeyen, kişisel veya toplumsal bir kabuldür.

nerve

sinir

İsimler

Sinir, vücutta duyuları ve hareketi kontrol eden, beyin ve omurilikten çıkan ince liflerden oluşan yapıdır. Ayrıca, mecazi olarak cesaret, cüret veya soğukkanlılık anlamında da kullanılır.

billion

milyar

İsimler

Bir milyar, sayısal değer olarak 1.000.000.000 (bin milyon) veya 1.000.000.000.000 (bir milyon milyon) anlamına gelen bir sayıdır. Türkçede genellikle 'kısa ölçek' sistemi kullanılır ve 1 milyar = 1.0…

cause

neden, sebep

İsimler

Bir olayın, durumun veya eylemin gerçekleşmesine yol açan şey; bir şeyin olmasına veya yapılmasına neden olan faktör. Ayrıca, bir amaç veya ideal uğruna çalışmak anlamında da kullanılabilir.

comfort

rahatlık, konfor

İsimler

Fiziksel veya zihinsel olarak huzurlu, sıkıntısız ve hoş bir durum; acı, endişe veya rahatsızlıktan uzak olma hali. Ayrıca, birini teselli etme, rahatlatma eylemi veya bu amaçla söylenen söz anlamında…

control

kontrol

İsimler

Bir şeyi yönetmek, düzenlemek veya denetlemek için uygulanan güç veya yetki. Ayrıca, bir sistemin, sürecin veya durumun istenen şekilde işlemesini sağlamak için alınan önlemler veya kurallar bütünü an…