university
//ˌjuːnɪˈvɜːrsəti//
Çeviri
üniversite
Tanım
Üniversite, yüksek öğretim ve araştırma yapılan, lisans, yüksek lisans ve doktora dereceleri veren bir eğitim kurumudur. Genellikle fakülteler, enstitüler ve yüksekokullardan oluşur. Öğrenciler burada belirli bir akademik disiplinde uzmanlaşır ve bilimsel araştırmalara katılır. Üniversiteler, bilgi üretimi ve topluma hizmetin yanı sıra, öğrencilere eleştirel düşünme ve mesleki beceriler kazandırmayı amaçlar. Bu kelimenin başka anlamları da vardır, ancak en yaygın kullanımı bu yükseköğretim kurumunu ifade eder.
Örnek
“She received a scholarship to study engineering at a prestigious university.”
Prestijli bir üniversitede mühendislik okumak için burs aldı.
“The university campus is located on the outskirts of the city.”
Üniversite kampüsü şehrin eteklerinde yer alıyor.
“He is a professor of history at the state university.”
Devlet üniversitesinde tarih profesörüdür.
“Applications for the university must be submitted by the end of May.”
Üniversite başvuruları Mayıs sonuna kadar gönderilmelidir.
“The university library has an extensive collection of rare books.”
Üniversite kütüphanesinin nadir kitaplardan oluşan geniş bir koleksiyonu var.
“After high school, many students choose to attend a university.”
Liseden sonra birçok öğrenci üniversiteye gitmeyi seçer.
“The university offers a wide range of undergraduate and graduate programs.”
Üniversite, geniş bir lisans ve lisansüstü program yelpazesi sunuyor.
“They met during their first year at university and have been friends ever since.”
Üniversitedeki ilk yıllarında tanıştılar ve o zamandan beri arkadaşlar.
“Research conducted at the university has led to several important medical breakthroughs.”
Üniversitede yürütülen araştırmalar, birkaç önemli tıbbi buluşa yol açtı.
“The university's graduation ceremony will be held in the main auditorium.”
Üniversitenin mezuniyet töreni ana salonda yapılacak.
Eş anlamlılar