smart

//smɑːrt//

Sıfatlar
A2

Çeviri

akıllı

Tanım

Smart, zihinsel yetenekleri gelişmiş, hızlı ve doğru kararlar verebilen, pratik çözümler üretebilen kişi veya varlıkları tanımlamak için kullanılan bir sıfattır. Genellikle zeki, kavrayışlı ve öğrenmeye açık olma anlamına gelir. Günlük konuşmada, sadece akademik zekayı değil, aynı zamanda hayatın içindeki pratik zekayı, uyanıklığı ve çabuk anlama yeteneğini de ifade eder. Örneğin, 'smart student' (akıllı öğrenci) dediğimizde, sadece notları yüksek değil, aynı zamanda olayları çabuk kavrayan birinden bahsedilir. Bu kelimenin 'şık' veya 'teknolojik cihaz' gibi başka anlamları da vardır, ancak temel ve en yaygın kullanımı 'akıllı'dır.

Örnek

  • She is a very smart student who always asks insightful questions.

    O, her zaman derinlemesine sorular soran çok akıllı bir öğrencidir.

  • It was a smart decision to save money for emergencies.

    Acil durumlar için para biriktirmek akıllıca bir karardı.

  • My little brother is smart for his age.

    Küçük kardeşim yaşına göre akıllıdır.

  • He gave a smart answer that solved the problem quickly.

    Sorunu hızla çözen akıllıca bir cevap verdi.

  • Using a calculator is a smart way to check your math.

    Matematik işlemlerini kontrol etmek için hesap makinesi kullanmak akıllıca bir yoldur.

  • The smartest people know that they still have a lot to learn.

    En akıllı insanlar hâlâ öğrenecek çok şeyleri olduğunu bilirler.

  • She made a smart investment in that new company.

    O yeni şirkete akıllıca bir yatırım yaptı.

  • Be smart and wear a helmet when you ride your bike.

    Akıllı ol ve bisiklet sürerken kask tak.

  • The detective was smart enough to find the hidden clue.

    Dedektif, gizli ipucunu bulacak kadar akıllıydı.

  • Learning a new language is a smart move for your career.

    Yeni bir dil öğrenmek kariyeriniz için akıllıca bir harekettir.

Eş anlamlılar

zeki
akıllı uslu
kavrayışlı
pratik zekalı

İlgili kelimeler

able

yetenekli, muktedir, yapabilen

Sıfatlar

Bir şeyi yapma kapasitesi, becerisi veya imkanı olan; yetenekli, gücü yeten anlamına gelir. Bir işi başarabilecek nitelikte olmayı ifade eder. Genellikle 'be able to' (yapabilmek) kalıbıyla kullanılır…

afraid

korkmuş

Sıfatlar

Bir tehlike, kötü bir durum veya hoş olmayan bir şey olacağından endişe duyma, korku hissetme durumu. Hem fiziksel tehlikelerden hem de duygusal sonuçlardan (hayal kırıklığı, reddedilme vb.) korkmayı…

alone

yalnız

Sıfatlar

Başka bir kişi veya şeyle birlikte olmama, tek başına olma durumu. Hem fiziksel olarak yalnız olmayı hem de duygusal olarak kendini yalnız hissetmeyi ifade edebilir. Ayrıca, 'sadece' veya 'tek' anlamı…

awful

berbat, korkunç

Sıfatlar

Son derece kötü, hoş olmayan, rahatsız edici veya çok yüksek derecede olan bir şeyi tanımlamak için kullanılır. Hem fiziksel durumları (kötü koku, kötü görünüm) hem de duygusal tepkileri (korku, tiksi…

basic

temel

Sıfatlar

Bir şeyin en gerekli, basit veya başlangıç seviyesindeki kısmını ifade eder. Bir konunun, becerinin veya yapının esasını, çekirdeğini oluşturan, ilk adımı teşkil eden anlamına gelir. 'Basic' kelimesi,…

boring

sıkıcı

Sıfatlar

İlgi çekici, eğlenceli veya heyecan verici olmayan; can sıkıntısına neden olan, monoton.

bright

parlak

Sıfatlar

Bu kelime, ışık yayan veya yansıtan, çok aydınlık olan şeyleri tanımlamak için kullanılır. Ayrıca, zeki, akıllı, canlı, neşeli veya umut verici anlamlarında da kullanılabilir. Hem fiziksel hem de meca…

clear

açık, temiz, berrak

Sıfatlar

'Clear' kelimesi, fiziksel olarak engelsiz veya şeffaf olma durumunu, anlaşılır olmayı, belirsizlikten uzak olmayı, bir engeli kaldırmayı veya bir şeyin net ve kesin olduğunu ifade eder. Hem sıfat hem…

crazy

deli, çılgın

Sıfatlar

Akıl sağlığı yerinde olmayan, aklını yitirmiş; mantıksız, aşırı veya kontrolsüz davranışlar sergileyen; aşırı heyecanlı veya coşkulu; (argo) çok iyi, harika anlamında da kullanılabilir.

dead

ölü

Sıfatlar

Yaşam belirtisi göstermeyen, canlılığını yitirmiş olan. Biyolojik anlamda hayat fonksiyonlarının durduğu durumu ifade eder. Mecazi olarak, hareketliliğini, etkinliğini veya canlılığını kaybetmiş şeyle…