sleeve
//sliːv//
Çeviri
kol
Tanım
Sleeve, bir giysinin kolu örten kısmıdır. Genellikle gömlek, ceket, kazak gibi üst giysilerde bulunur ve kolun tamamını veya bir kısmını kaplayabilir. Sleeve'in uzunluğu, giysinin türüne ve modaya göre değişir; kısa kollu, uzun kollu veya üç çeyrek kollu gibi çeşitleri vardır. Günlük hayatta sıkça kullanılan bu terim, aynı zamanda bir şeyi korumak veya sarmak için kullanılan benzer yapıları (örneğin, kabloların üzerindeki koruyucu kılıf) tanımlamak için de mecazi olarak kullanılabilir, ancak burada temel anlamı olan giysi kolu üzerinde durulmaktadır.
Örnek
“She rolled up her sleeve to show the tattoo on her arm.”
Kolundaki dövmeyi göstermek için kolunu sıvadı.
“The shirt has a tear in the left sleeve.”
Gömleğin sol kolunda bir yırtık var.
“He wore a jacket with long sleeves to stay warm.”
Sıcak kalmak için uzun kollu bir ceket giydi.
“The tailor shortened the sleeves of the dress.”
Terzi elbisenin kollarını kısalttı.
“I prefer shirts with short sleeves in summer.”
Yazın kısa kollu gömlekleri tercih ederim.
“The sleeve of my coat got caught on the door handle.”
Paltonun kol kapı koluna takıldı.
“She sewed a button onto the sleeve of the blouse.”
Bluzun koluna bir düğme dikti.
“The magician had a trick hidden up his sleeve.”
Sihirbazın kolunda gizli bir numarası vardı.
“This sweater has a hole in the right sleeve.”
Bu kazağın sağ kolunda bir delik var.
“He pushed up his sleeves and started working.”
Kollarını sıvadı ve çalışmaya başladı.
Eş anlamlılar