Çeviri
gölet
Tanım
Pond, doğal veya yapay olarak oluşmuş, genellikle gölden daha küçük ve sığ olan durgun su kütlesidir. Bahçelerde, parklarda veya kırsal alanlarda sıkça rastlanan bu su birikintisi, bitki ve hayvan yaşamı için önemli bir habitat oluşturur. Çocukların oyun alanı, balık yetiştiriciliği veya dekoratif amaçlarla kullanılabilir. Bu kelimenin başka anlamları da vardır (örneğin, 'gölet' anlamı dışında fiil olarak 'düşünmek' gibi kullanımlar mevcuttur), ancak burada en yaygın isim anlamı ele alınmıştır.
Örnek
“The children love to feed the ducks at the pond.”
Çocuklar göletteki ördekleri beslemeyi çok sever.
“We built a small pond in our backyard for the fish.”
Arka bahçemizde balıklar için küçük bir gölet yaptık.
“The pond was covered with lily pads and frogs.”
Gölet nilüfer yaprakları ve kurbağalarla kaplıydı.
“After the rain, the pond overflowed onto the path.”
Yağmurdan sonra gölet taştı ve yola su doldu.
“She sat by the pond, reading a book in the afternoon sun.”
Öğleden sonra güneşinde kitap okuyarak göletin yanında oturdu.
“The old pond in the village is home to many turtles.”
Köydeki eski gölet birçok kaplumbağaya ev sahipliği yapıyor.
“We need to clean the pond to prevent algae from growing.”
Yosun oluşumunu önlemek için göleti temizlememiz gerekiyor.
“A heron was standing still at the edge of the pond.”
Bir balıkçıl kuşu göletin kenarında hareketsiz duruyordu.
“The pond freezes over in winter, so we can skate on it.”
Gölet kışın donar, bu yüzden üzerinde paten yapabiliriz.
“They installed a fountain in the middle of the pond.”
Göletin ortasına bir çeşme yerleştirdiler.
Eş anlamlılar