leaf
//liːf//
Çeviri
yaprak
Tanım
Leaf, bitkilerin fotosentez yapmasını sağlayan, genellikle yeşil renkli, düz ve ince yapılı organıdır. Ağaçlar, çalılar ve otsu bitkilerde bulunan yapraklar, bitkinin besin üretmesi ve solunum yapması için hayati öneme sahiptir. Sonbaharda birçok ağaç yapraklarını döker ve bu sürece yaprak dökümü denir. Bu kelime aynı zamanda bir kitap sayfası veya masa uzantısı gibi başka anlamlara da gelebilir, ancak burada en yaygın kullanımı olan bitki yaprağı anlamı ele alınmıştır.
Örnek
“The autumn leaf fell gently to the ground.”
Sonbahar yaprağı yavaşça yere düştü.
“She pressed a maple leaf between the pages of her book.”
Kitabının sayfaları arasına bir akçaağaç yaprağı bastırdı.
“Each leaf on the tree was covered in morning dew.”
Ağaçtaki her yaprak sabah çiyiyle kaplıydı.
“The caterpillar ate a small leaf from the rose bush.”
Tırtıl, gül fidanından küçük bir yaprak yedi.
“In spring, new leaves begin to sprout on the branches.”
İlkbaharda, dallarda yeni yapraklar filizlenmeye başlar.
“He collected a dry oak leaf for his art project.”
Sanat projesi için kuru bir meşe yaprağı topladı.
“The leaf turned bright red before falling off.”
Yaprak düşmeden önce parlak kırmızıya döndü.
“A single leaf floated on the surface of the pond.”
Göletin yüzeyinde tek bir yaprak yüzüyordu.
“The plant's leaf has a smooth, waxy texture.”
Bitkinin yaprağı pürüzsüz ve mumsu bir dokuya sahiptir.
“She used a banana leaf to wrap the food for cooking.”
Yemek pişirmek için yiyeceği sarmak üzere bir muz yaprağı kullandı.
Eş anlamlılar