ground
//ɡraʊnd//
Çeviri
gerekçe, dayanak
Tanım
Ground kelimesi, bir eylemin veya düşüncenin dayandığı mantıklı gerekçe veya temel anlamına gelir. Genellikle resmi veya akademik bağlamlarda, bir kararın, suçlamanın veya iddianın haklılığını ifade etmek için kullanılır. Örneğin, bir kişinin bir şeyi yapmak için geçerli bir nedeni olduğunda "ground" ifadesi devreye girer. Bu kullanımda kelime, somut bir zemin yerine soyut bir temeli işaret eder ve çoğunlukla "on the grounds of" (gerekçesiyle) veya "grounds for" (için gerekçe) gibi kalıplarla birlikte görülür.
Örnek
“She resigned on the grounds of ill health.”
Sağlık sorunları gerekçesiyle istifa etti.
“There are strong grounds for believing the report.”
Rapora inanmak için güçlü gerekçeler var.
“The court dismissed the case for lack of legal grounds.”
Mahkeme, yasal dayanak eksikliği nedeniyle davayı reddetti.
“What grounds do you have for making such a claim?”
Böyle bir iddiada bulunmak için hangi gerekçen var?
“He was fired on the grounds of misconduct.”
Kötü davranış gerekçesiyle işten çıkarıldı.
“The new policy provides a solid ground for negotiation.”
Yeni politika, müzakere için sağlam bir dayanak sağlıyor.
“There is no ground for complaint in this case.”
Bu durumda şikayet için hiçbir gerekçe yok.
“The decision was made on reasonable grounds.”
Karar, makul gerekçelerle alındı.
“His argument lacked any factual ground.”
Onun argümanı herhangi bir olgusal dayanaktan yoksundu.
“The company cannot terminate the contract without proper grounds.”
Şirket, uygun gerekçeler olmadan sözleşmeyi feshedemez.
Eş anlamlılar
Diğer anlamlar
- A1zemin, yerBu anlama git
- A2gerekçe, dayanak(bu sayfa)