grocer
//ˈɡroʊsər//
Çeviri
bakkal
Tanım
Grocer, genellikle gıda maddeleri, temel ev ihtiyaçları ve günlük tüketim ürünleri satan küçük bir dükkanın sahibi veya çalışanıdır. Bu kelime, özellikle mahalle aralarında bulunan ve taze meyve-sebze, süt ürünleri, ekmek gibi ürünlerin satıldığı dükkanları ifade eder. İngilizcede 'grocer' hem dükkan sahibini hem de dükkanda çalışan kişiyi tanımlayabilir. Günlük konuşmalarda sıkça kullanılır ve genellikle samimi bir alışveriş ortamını çağrıştırır.
Örnek
“The grocer sells fresh fruits every morning.”
Bakkal her sabah taze meyve satar.
“I need to stop by the grocer to buy some milk.”
Biraz süt almak için bakkala uğramam gerekiyor.
“Our local grocer always has the best bread.”
Bizim mahalle bakkalında her zaman en iyi ekmek bulunur.
“The grocer helped me carry my bags to the car.”
Bakkal çantalarımı arabaya taşımama yardım etti.
“She works as a grocer in a small shop downtown.”
Şehir merkezinde küçük bir dükkanda bakkal olarak çalışıyor.
“The grocer ordered extra vegetables for the weekend.”
Bakkal hafta sonu için ekstra sebze sipariş etti.
“My grandfather was a grocer for over forty years.”
Büyükbabam kırk yıldan fazla bakkaldı.
“The grocer closes early on Sundays.”
Bakkal pazar günleri erken kapanır.
“We bought all our snacks from the corner grocer.”
Tüm atıştırmalıklarımızı köşedeki bakkaldan aldık.
“The grocer knows all his customers by name.”
Bakkal tüm müşterilerini isimleriyle tanır.
Eş anlamlılar