ghost
//ɡoʊst//
Çeviri
hayalet
Tanım
Ghost, ölen bir kişinin ruhunun fiziksel dünyada görünen biçimi olarak tanımlanan doğaüstü bir varlıktır. Genellikle beyaz, yarı saydam bir görüntüyle betimlenir ve halk hikayelerinde, korku filmlerinde ve edebiyatta sıkça yer alır. Bu kelime aynı zamanda geçmişte yaşanan bir olayın veya kişinin etkisinin hala hissedildiği durumlar için mecazi anlamda da kullanılabilir. Örneğin, 'the ghost of his past' (geçmişinin hayaleti) ifadesi, kişinin geçmişteki hatalarının veya anılarının peşini bırakmadığını anlatır. Günlük konuşmalarda 'ghost' kelimesi, birinin aniden ortadan kaybolması (ghosting) gibi modern anlamlar da kazanmıştır, ancak burada temel anlamı olan hayalet varlık üzerinde durulmaktadır.
Örnek
“The old house is said to be haunted by a ghost.”
Eski evin bir hayalet tarafından perili olduğu söyleniyor.
“She claimed to have seen a ghost in the mirror.”
Aynada bir hayalet gördüğünü iddia etti.
“Children often tell ghost stories around the campfire.”
Çocuklar genellikle kamp ateşinin etrafında hayalet hikayeleri anlatır.
“The ghost vanished as soon as the clock struck midnight.”
Saat gece yarısını vurur vurmaz hayalet kayboldu.
“In the movie, the ghost helps the protagonist solve a mystery.”
Filmde hayalet, baş kahramanın bir gizemi çözmesine yardım eder.
“They say a ghost roams the halls of the abandoned hospital.”
Terk edilmiş hastanenin koridorlarında bir hayaletin dolaştığını söylüyorlar.
“The ghost of the former king is believed to protect the castle.”
Eski kralın hayaletinin kaleyi koruduğuna inanılıyor.
“I felt a cold breeze and thought it might be a ghost.”
Soğuk bir rüzgar hissettim ve bunun bir hayalet olabileceğini düşündüm.
“The legend tells of a ghost that appears only on foggy nights.”
Efsane, yalnızca sisli gecelerde ortaya çıkan bir hayaletten bahseder.
“He wrote a book about his encounters with a ghost in his childhood home.”
Çocukluk evinde bir hayaletle karşılaşmaları hakkında bir kitap yazdı.
Eş anlamlılar