garlic
//ˈɡɑːrlɪk//
Çeviri
sarımsak
Tanım
Sarımsak, soğangiller familyasından, keskin kokusu ve tadıyla bilinen, yemeklerde baharat ve lezzet verici olarak kullanılan bir bitki ve onun dişlere ayrılan yumrusudur. Genellikle beyaz veya mor renkli kabukla kaplı dişlerden oluşur; çiğ veya pişmiş olarak tüketilir. Akdeniz ve Asya mutfaklarında yaygın olan sarımsak, aynı zamanda antibakteriyel özellikleriyle geleneksel tıpta da yer alır. Günlük dilde 'bir diş sarımsak' ifadesi sıkça kullanılır ve yemek tariflerinde temel malzemelerden biridir.
Örnek
“I always add fresh garlic to my pasta sauce.”
Makarna sosuma her zaman taze sarımsak eklerim.
“Garlic is known for its strong smell and health benefits.”
Sarımsak, güçlü kokusu ve sağlık faydalarıyla bilinir.
“She chopped two cloves of garlic for the salad dressing.”
Salata sosu için iki diş sarımsak doğradı.
“Roasted garlic tastes sweet and mild.”
Fırınlanmış sarımsak tatlı ve hafif bir tada sahiptir.
“Garlic bread is a popular side dish in Italian cuisine.”
Sarımsaklı ekmek, İtalyan mutfağında popüler bir yan yemektir.
“You can crush garlic with the flat side of a knife.”
Sarımsağı bıçağın düz tarafıyla ezebilirsiniz.
“He planted garlic in his garden last autumn.”
Geçen sonbahar bahçesine sarımsak ekti.
“Garlic is often used to flavor soups and stews.”
Sarımsak genellikle çorbalara ve güveçlere lezzet katmak için kullanılır.
“Some people take garlic supplements to boost their immune system.”
Bazı insanlar bağışıklık sistemini güçlendirmek için sarımsak takviyesi alır.
“The recipe calls for three cloves of minced garlic.”
Tarif, üç diş kıyılmış sarımsak gerektiriyor.