flour
//ˈflaʊər//
Çeviri
un
Tanım
Flour, genellikle buğday veya diğer tahılların öğütülmesiyle elde edilen ince toz halindeki bir gıda maddesidir. Ekmek, pasta, kek ve hamur işlerinin temel bileşeni olarak mutfaklarda yaygın şekilde kullanılır. Un, protein içeriğine göre (örneğin, çok amaçlı un, ekmek unu, kek unu) farklı türlere ayrılır ve pişirme sırasında yapı ve doku sağlar. Ayrıca sosları koyulaştırmak veya galeta unu yapmak için de kullanılabilir. Bu kelimenin 'çiçek' anlamına gelen 'flower' ile karıştırılmaması önemlidir.
Örnek
“She sifted the flour before adding it to the cake batter.”
Kek hamuruna eklemeden önce unu elekten geçirdi.
“The recipe calls for two cups of all-purpose flour.”
Tarif, iki su bardağı çok amaçlı un gerektiriyor.
“He dusted the countertop with flour to prevent the dough from sticking.”
Hamurun yapışmasını önlemek için tezgahın üzerine un serpti.
“Whole wheat flour is a healthier alternative to white flour.”
Tam buğday unu, beyaz una göre daha sağlıklı bir alternatiftir.
“The baker measured the flour carefully for the bread recipe.”
Fırıncı, ekmek tarifi için unu dikkatlice ölçtü.
“Flour can be made from various grains like rice, corn, or barley.”
Un, pirinç, mısır veya arpa gibi çeşitli tahıllardan yapılabilir.
“She used almond flour to make gluten-free cookies.”
Glutensiz kurabiyeler yapmak için badem unu kullandı.
“The flour spilled on the floor, leaving a white mess.”
Un yere döküldü ve beyaz bir karmaşa bıraktı.
“To thicken the gravy, add a tablespoon of flour and stir well.”
Sosu koyulaştırmak için bir yemek kaşığı un ekleyin ve iyice karıştırın.
“Store flour in an airtight container to keep it fresh longer.”
Unu daha uzun süre taze tutmak için hava geçirmez bir kapta saklayın.