fast
//fæst//
Çeviri
oruç
Tanım
Fast kelimesi, oruç anlamında kullanıldığında, belirli bir süre boyunca yemek yememe veya belirli yiyeceklerden uzak durma eylemini ifade eder. Bu kullanım genellikle dini veya sağlık amaçlı perhiz dönemlerini tanımlar. Örneğin, Ramazan ayında Müslümanlar gün boyu fast (oruç) tutar. Ayrıca, bazı insanlar detoks veya kilo kontrolü için belirli aralıklarla fast (oruç) yaparlar.
Örnek
“During Ramadan, Muslims fast from dawn until sunset.”
Ramazan boyunca Müslümanlar şafaktan gün batımına kadar oruç tutar.
“She decided to fast for 24 hours to cleanse her body.”
Vücudunu temizlemek için 24 saat oruç tutmaya karar verdi.
“Many people fast as a spiritual practice.”
Birçok insan ruhani bir uygulama olarak oruç tutar.
“He broke his fast with a light meal of soup and bread.”
Orucunu çorba ve ekmekten oluşan hafif bir öğünle açtı.
“The doctor recommended that she fast before the blood test.”
Doktor, kan testinden önce oruç tutmasını önerdi.
“They observe a strict fast during Lent.”
Lent döneminde sıkı bir oruç tutarlar.
“Intermittent fasting is a popular diet where you fast for 16 hours a day.”
Aralıklı oruç, günde 16 saat oruç tutulan popüler bir diyettir.
“She felt weak after the long fast.”
Uzun oruçtan sonra kendini zayıf hissetti.
“The fast ends with a festive meal at sunset.”
Oruç, gün batımında şenlikli bir yemekle sona erer.
“He is fasting for religious reasons this week.”
Bu hafta dini nedenlerle oruç tutuyor.
Eş anlamlılar
Diğer anlamlar
- A1hızlıBu anlama git
- A2oruca ait(bu sayfa)