experience
//ɪkˈspɪriəns//
Çeviri
deneyim
Tanım
Bir olay, durum veya faaliyet sırasında edinilen bilgi, beceri veya duygu birikimi. İnsanların yaşadıkları olaylar, karşılaştıkları durumlar veya yaptıkları işler sonucunda kazandıkları pratik bilgi ve anlayışı ifade eder. Bu kelime, genellikle bir işte geçirilen süre veya bir etkinlikten alınan ders anlamında kullanılır. Örneğin, bir işe başvururken 'iş deneyimi' ifadesi yaygındır; ayrıca seyahat, hobi veya kişisel gelişim bağlamında da kullanılır.
Örnek
“She has five years of experience in software development.”
Yazılım geliştirme alanında beş yıllık deneyimi var.
“Traveling abroad was a life-changing experience for him.”
Yurt dışına seyahat etmek onun için hayat değiştiren bir deneyimdi.
“I gained valuable experience from my internship at the hospital.”
Hastanedeki stajımdan değerli bir deneyim kazandım.
“The job requires at least three years of relevant experience.”
İş, en az üç yıl ilgili deneyim gerektiriyor.
“His first experience with public speaking was nerve-wracking.”
Topluluk önünde konuşma konusundaki ilk deneyimi sinir bozucuydu.
“We shared our experiences of living in a small town.”
Küçük bir kasabada yaşama deneyimlerimizi paylaştık.
“Learning to cook was a fun experience for the children.”
Yemek yapmayı öğrenmek çocuklar için eğlenceli bir deneyimdi.
“She has no experience in managing a team.”
Bir ekibi yönetme konusunda hiç deneyimi yok.
“The concert was an unforgettable experience for everyone.”
Konser herkes için unutulmaz bir deneyimdi.
“He wrote a book about his experiences as a war correspondent.”
Savaş muhabiri olarak deneyimleri hakkında bir kitap yazdı.
Eş anlamlılar