dust
//dʌst//
Çeviri
toz
Tanım
Dust, katı maddelerin ince parçacıklar halinde havada uçuşan veya yüzeylere birikmiş halidir. Genellikle toprak, polen, ölü deri hücreleri, kumaş lifleri ve diğer organik veya inorganik maddelerden oluşur. Evlerde mobilyaların üzerinde biriken ince tabaka olarak sıkça karşımıza çıkar. Toz, temizlik sırasında silinerek veya süpürülerek uzaklaştırılır. Ayrıca inşaat, sanayi veya doğal ortamlarda da bulunabilir; örneğin çöl tozu veya mermer tozu gibi. Tozun solunması bazı durumlarda sağlık sorunlarına yol açabilir, bu nedenle maske kullanımı önerilir. Günlük dilde 'toz almak' veya 'tozlanmak' gibi ifadelerle kullanılır.
Örnek
“The table was covered in a thick layer of dust.”
Masa kalın bir toz tabakasıyla kaplıydı.
“She wiped the dust off the shelves with a cloth.”
Raftaki tozu bir bezle sildi.
“Dust particles floated in the sunlight coming through the window.”
Pencereden gelen güneş ışığında toz parçacıkları uçuşuyordu.
“He sneezed because of the dust in the old attic.”
Eski tavan arasındaki toz yüzünden hapşırdı.
“The construction site was full of dust from the concrete cutting.”
İnşaat alanı beton kesme işleminden çıkan tozla doluydu.
“You should wear a mask to avoid breathing in the dust.”
Tozu solumamak için maske takmalısın.
“A fine layer of dust settled on the books after the renovation.”
Yenileme çalışmalarından sonra kitapların üzerine ince bir toz tabakası çöktü.
“The wind carried dust from the desert into the city.”
Rüzgar çölden şehre toz taşıdı.
“She dusted the furniture every morning to keep it clean.”
Mobilyaları temiz tutmak için her sabah tozunu aldı.
“The old photograph was hidden under decades of dust.”
Eski fotoğraf onlarca yıllık tozun altında gizliydi.
Eş anlamlılar