coin
//kɔɪn//
Çeviri
madeni para
Tanım
Coin, genellikle metalden yapılmış, yuvarlak ve üzerinde değer işareti bulunan, para birimi olarak kullanılan küçük bir nesnedir. Günlük hayatta alışverişlerde bozuk para olarak adlandırılan bu nesneler, banknotlardan daha düşük değerler için tercih edilir. Tarih boyunca farklı kültürlerde ve dönemlerde çeşitli metallerden (bakır, gümüş, altın) basılmıştır. Günümüzde çoğu ülkenin darphanesi tarafından resmi olarak üretilir ve üzerinde genellikle bir devlet sembolü, portre veya değer bilgisi bulunur. Koleksiyoncular için nadir veya eski coin'ler büyük değer taşıyabilir.
Örnek
“I found a shiny coin on the sidewalk.”
Kaldırımda parlak bir madeni para buldum.
“She put a coin into the vending machine.”
Otomata bir madeni para attı.
“The old coin was worth a lot of money to collectors.”
Eski madeni para, koleksiyoncular için çok değerliydi.
“He flipped a coin to decide who would go first.”
Kimin önce gideceğine karar vermek için yazı tura attı.
“The child dropped a coin into the fountain and made a wish.”
Çocuk çeşmeye bir madeni para attı ve bir dilek diledi.
“I need some coins for the parking meter.”
Parkmetre için biraz madeni paraya ihtiyacım var.
“The museum displayed a collection of ancient coins.”
Müze, antik madeni paralardan oluşan bir koleksiyon sergiledi.
“She saved every coin in a jar for her vacation.”
Tatili için her madeni parayı bir kavanozda biriktirdi.
“The coin slipped out of my hand and rolled under the table.”
Madeni para elimden kaydı ve masanın altına yuvarlandı.
“He gave the beggar a few coins from his pocket.”
Cebinden birkaç madeni para çıkarıp dilenciye verdi.
Eş anlamlılar