cloud
//klaʊd//
Çeviri
bulut
Tanım
Cloud, gökyüzünde su buharının yoğunlaşmasıyla oluşan, beyaz veya gri renkli, çeşitli şekillerde görülebilen kütlelere verilen addır. Genellikle hava durumuyla ilişkilendirilir; yağmur, kar veya güneşli havanın habercisi olabilir. Günlük hayatta bu terim, hem fiziksel bulutları hem de mecazi olarak bir şeyin üzerini örten veya gizleyen şeyleri ifade eder. Örneğin, 'to have one's head in the clouds' (hayal dünyasında yaşamak) deyimi, gerçeklikten kopuk olmayı anlatır. Teknolojide ise 'cloud computing' (bulut bilişim) kavramıyla verilerin internet üzerinden depolanmasını ve işlenmesini tanımlar. Bu kelimenin başka anlamları da vardır, ancak burada en yaygın kullanımı olan atmosferik bulut anlamı ele alınmıştır.
Örnek
“The white cloud floated slowly across the blue sky.”
Beyaz bulut, mavi gökyüzünde yavaşça süzüldü.
“Dark clouds gathered before the storm started.”
Fırtına başlamadan önce kara bulutlar toplandı.
“She took a photo of the cloud shaped like a heart.”
Kalp şeklindeki bulutun fotoğrafını çekti.
“The plane flew above the clouds, and the sun was bright.”
Uçak bulutların üzerinde uçtu ve güneş parlaktı.
“A thick cloud of smoke rose from the factory chimney.”
Fabrika bacasından kalın bir duman bulutu yükseldi.
“He has his head in the clouds and forgets about deadlines.”
Hayal dünyasında yaşıyor ve son teslim tarihlerini unutuyor.
“The cloud cover made the day feel cooler than usual.”
Bulut örtüsü, günü normalden daha serin hissettirdi.
“I saw a small cloud of dust behind the car.”
Arabanın arkasında küçük bir toz bulutu gördüm.
“Every cloud has a silver lining, so don't worry too much.”
Her bulutun gümüş bir astarı vardır, bu yüzden çok endişelenme.
“The cloud in the sky looked like a giant cotton ball.”
Gökyüzündeki bulut, dev bir pamuk topuna benziyordu.
Eş anlamlılar