cage
//keɪdʒ//
Çeviri
kafes
Tanım
Cage, genellikle hayvanları veya kuşları tutmak için kullanılan, metal veya ahşap çubuklardan yapılmış kapalı bir yapıdır. Bu kelime, hayvanat bahçelerinde, evcil hayvan bakımında veya taşıma sırasında sıkça duyulur. Ayrıca, bir şeyi sınırlama veya hapsetme anlamında mecazi olarak da kullanılabilir. Örneğin, bir aslanın kafesi veya bir kuş kafesi gibi somut nesneleri ifade eder. Günlük dilde, bir kişinin özgürlüğünü kısıtlayan bir durumu tanımlamak için de kullanılabilir, ancak burada temel anlamına odaklanıyoruz.
Örnek
“The bird flew out of its cage.”
Kuş kafesinden uçup gitti.
“He built a wooden cage for the rabbits.”
Tavşanlar için tahta bir kafes yaptı.
“The lion paced back and forth in its cage.”
Aslan kafesinde bir ileri bir geri yürüyordu.
“She cleaned the hamster's cage every week.”
Her hafta hamsterın kafesini temizledi.
“The zookeeper locked the cage door securely.”
Hayvanat bahçesi görevlisi kafesin kapısını sıkıca kilitledi.
“A small parrot sat on the perch inside the cage.”
Küçük bir papağan kafesin içindeki tünekte oturuyordu.
“The dog was kept in a cage during the flight.”
Köpek uçuş sırasında bir kafeste tutuldu.
“He felt trapped like a bird in a cage.”
Kafesteki bir kuş gibi kapana kısılmış hissetti.
“The cage was made of strong iron bars.”
Kafes güçlü demir çubuklardan yapılmıştı.
“They hung the cage from a hook on the ceiling.”
Kafesi tavandaki bir kancaya astılar.
Eş anlamlılar