badge
//bædʒ//
Çeviri
rozet
Tanım
Badge, genellikle bir kuruma, etkinliğe veya başarıya ait olduğunu göstermek için giysiye takılan küçük, metal veya kumaş bir semboldür. Bu kelime, bir kimlik kartı veya üniforma üzerindeki rozetleri tanımlamak için sıkça kullanılır. Ayrıca, dijital ortamlarda kullanıcıların başarılarını veya rollerini belirten simgeler için de kullanılır. Rozetler, aidiyet duygusunu güçlendirir ve tanınmayı sağlar. Örneğin, bir polis memurunun üniformasındaki rozet onun yetkisini temsil ederken, bir öğrencinin okul rozeti o okula ait olduğunu gösterir.
Örnek
“She proudly wore her scout badge on her uniform.”
İzci rozetini gururla üniformasının üzerinde taşıdı.
“The security guard asked to see my ID badge before letting me in.”
Güvenlik görevlisi, içeri girmeden önce kimlik rozetimi görmek istedi.
“He earned a badge for completing the marathon.”
Maratonu tamamladığı için bir rozet kazandı.
“The police officer's badge gleamed under the streetlight.”
Polis memurunun rozeti sokak lambasının altında parladı.
“In the online game, players can unlock a special badge for reaching level 50.”
Çevrimiçi oyunda, oyuncular 50. seviyeye ulaştıklarında özel bir rozet açabilirler.
“The conference attendees received a name badge with their company logo.”
Konferans katılımcıları, şirket logolu bir isim rozeti aldı.
“She pinned the volunteer badge to her jacket before starting her shift.”
Vardiyasına başlamadan önce gönüllü rozetini ceketine iğneledi.
“The school badge is embroidered on the left pocket of the blazer.”
Okul rozeti, ceketin sol cebine işlenmiştir.
“He collected every badge from the national parks he visited.”
Ziyaret ettiği milli parklardan her rozeti topladı.
“The app rewards users with a digital badge for completing daily tasks.”
Uygulama, günlük görevleri tamamlayan kullanıcıları dijital bir rozetle ödüllendiriyor.
Eş anlamlılar